Alışveriş Sepeti
Okuduğunuz makale ile ilgili aklınıza takılan sorular için uzman kadromuz hizmetinizde.

Sorunuzu sorun, uzman kadromuz sorunuzun cevabını hemen e-posta adresinize göndersin.
Uzmana Sor
Burun Hastalıkları

Burun Hastalıkları

 

 

 Burun Hastalıkları ve Tedavi Yöntemleri

 

 

 Burun Hastalıkları ve Tedavisine Yardımcı Olan Bitkisel Ürünler İle İlgili Açıklamalar Makalemizde Yer Almaktadır Okumak İçin Tıklayınız

 

 

Burun hastalıkları hakkında bitkisel tedavi yöntemleri için linki tıklayınız

 

 

 

   BURUN

   Burun Tıkanıklığı
   Burun Kanamaları  
   Geniz Akıntısı  
   Saman Nezlesi, Yaz Nezlesi ve Alerjik Burun Rahatsızlığı
   Nazal Polip (Burun Polibi)
   Burun Şekil Bozukluğu (Burun Estetiği)
   Burun Tıkanıklığı

   Normal solunum, burundan yapılır. Kişi, burundan nefes almalı ve vermelidir. Spor yaparken, koşarken alınan hava yetmezse ağız da solunuma katılabilir.

   Burun tıkanıklığı, en sık karşılaşılan şikayetlerden biridir. Bir an için burnunuzu elinizle tıkarsanız, bu şikayetin, yaşam kalitesini nasıl azalttığını ve sıkıntı yarattığını anlayabilirsiniz.

   Bazı kişiler, burun tıkanıklığından çok rahatsız olmazlar ve önem vermezler. Fakat burunun, solunan havayı temizlemek, nemlendirmek, koku ve tat alımına yardımcı olmak gibi çok önemli görevleri vardır.

   Burun, içerisinde bir duvarla tam iki bölmeye ayrılmıştır. Her yüz insandan sekseni aynı anda iki burnundan nefes alamaz. Bu, normal fizyolojik bir olaydır. Burunda "konka" denilen, şişen ve inen yapılar vardır. Bunlar dönüşümlü olarak şişer ve inerler, böylece bir tarafın, bir süre dinlenmesini sağlarlar. Birçok insan, bunun farkına varmaz. Burun solunumuna çok dikkat eden veya bu işlemin abartılı bir şekilde gerçekleştiği kişiler, farkına varırlar.

   Burun tıkanıklığının dört ana sebebi vardır. Bunlar tek başlarına burun tıkanıklığı yapabilecekleri gibi aynı insanda, birlikte de bulunabilirler.

   Enfeksiyonlar: Her normal insan yılda iki veya üç defa nezle, Grip olur; bu sayı, çocuklarda daha fazladır, yaş ilerledikçe, vücut savunması geliştikçe azalırlar. Basit soğuk algınlığı, birçok virüs tarafından oluşturulabilir. Birçoğu, mikrobun, elden buruna geçmesi ile olur, bir kısım havadan da geçer. Virüs, burun içine yerleştikten sonra, burunu döşeyen dokuda şişlik olur, akıntı koyulaşır ve burunda tıkanıklık gelişir.

   Bu durumda, olayın kendi kendine geçmesini beklemekten başka çare yoktur; sadece, yardımcı, burun açıcı, burun akıntısını seyreltici ilaçlar kullanılabilir. Fakat nezle, kişinin direncini zayıflattığı için, arkasından bakteriyel, antibiyotiğe ihtiyaç duyulan, ateşli, sarı, yeşil burun akıntılı dönem gelebilir. Bu durumda doktora müracaat etmek gerekir.

   Akut sinüs enfeksiyonlarında, burun tıkanıklığı, koyu burun akıntısı olur. İltihaplanan sinüsün yerine göre, yanak, üst dişler, gözlerin arkasında veya arasında, alında ağrı ve hassasiyet hissedilebilir.

   Kronik sinüs enfeksiyonlarında, sıklıkla burun tıkanıklığı, burun ve geniz akıntısı olur; ağrıdan ziyade, yüzde basınç hissi görülür. Bazı kişilerde, burunda polipler (et gibi büyümeler) görülebilir; enfeksiyon akciğerlere ilerleyerek kronik öksürük, Bronşit ve astım oluşturabilir. Akut sinüzitler, genellikle antibiyotikle iyileşirler; kronik sinüzitlerde operasyon gerekir.

   Yapısal Sebepler: Burun içini ikiye ayıran bir duvar olduğundan bahsedilmişti. Gerek bu duvarın eğriliği, gerekse burun yapısının dışarıdan da belli olan eğriliği, burunun bir veya her iki tarafında, hava geçişini azaltabilir. Bu eğrilikler, çoğunlukla çocuklukta olan bir darbe, kaza ile ilgilidir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, her on çocuktan birinde, doğum esnasında burunda önemli bir hasar meydana gelmektedir. Ayrıca, burun içinde sırayla şişip inen "konka" denilen yapılar da değişik hastalıklarda uzun süreli veya sürekli şişerek veya yapıları bozularak burun tıkanıklığına yol açabilirler. Bu durumlar, burun tıkanıklığının yanında, burun akıntısının yönünü etkileyerek, hastalıkların uzun sürmesi veya süreklilik kazanmasına sebep olabilirler. Kronik sinüzitin bir sebebi de budur.

   Bu mekanik olayların tedavisi cerrahidir. Burun içinden yapılan operasyonlarla, bu eğrilikler düzeltilir.

   Çocuklarda sık görülen "geniz etleri"nin büyük olması da burun tıkanıklığına yol açar. Geniz eti, aynen bademcik yapısında olup, çocuğun burnunun arkasında yer alır. Şayet bu doku, normalden büyükse veyahut çocuğun geniz yapısı dar ve küçükse, geniz eti, burun arkasını tıkayarak, havayolunu kapatır. Enfeksiyonlarda, burun eti aynen bademcik gibi şişerek, çocuğun burnunu tıkar, ağzından nefes almasına yol açar. Ağızdan nefes almak çocukta, horlamaya, sıkıntılı ve terli uyumaya, diş çürüklerine, ağız ve çene yapısının bozuk gelişmesine sebep olur. Çocuktaki burun tıkanıklığının sebebi geniz eti ise ve bu tıkanıklık sürekli bir hâl almış veyahut çocuğun kulak problemlerine yol açmışsa, çıkartılması gerekir. Operasyon, ağız içerisinden, ameliyathanede gerçekleştirilir. Daha geniş ameliyat bilgileri için ilgili formlarımıza başvurmanız gerekmektedir.

   Burun tümörleri ve burunda yabancı cisimler de bu kategoride sayılırlar. Çocuklar burunlarına, nohut, bezelye, çekirdek oyuncak, düğme, iğne gibi cisimler sokabilirler. Tek taraflı, kötü kokulu akıntılara bu açıdan dikkat edilmesi gerekir. Kulak, burun, boğaz uzmanına gösterilmelidir.

   Alerji: Alerji, vücudun yabancı cisimlere karşı normalden fazla reaksiyon göstermesidir. Burun, alerjik şikayetlerin ortaya çıktığı en önemli organlardan biridir. Kişi, alerjik olduğu maddelerle karşılaştığı zaman, burun akıntısı, burunda tıkanıklık, hapşırma, burun kaşıntısı gibi birçok rahatsızlık olur. Alerjik maddeler, havada bulunan, gözle görülemeyen maddelerden, yiyeceklere kadar çok geniş bir yelpaze içerisinde olabilirler. Bu rahatsızlığın en etkili tedavisi, alerjik olunan maddeden uzak durmaktır. Fakat bu, bazen mümkün değildir. Böyle durumlarda, ilaç ve aşı, tedavi seçenekleridir.

   "Antihistaminik"ler, burundaki şişliği önleyici "dekonjestan" ilaçlar ve kortizonlar kullanılır. Hamilelerde, bütün bu ilaç kullanımlarında, hekime danışılmalıdır.

   Antihistaminik ilaçlar, kişiye uyku hissi verir ve reflekslerini azaltır. Onun için bu ilaçları kullanmadan önce, özellikleri hekime sorulmalı ve uyku veriyorsa araba veya dikkat gerektiren makineler kullanılmamalıdır.

   Dekonjestan ilaçlar kullanılırken, kişinin yüksek tansiyonu, göz tansiyonu, düzensiz kalp atışları, idrar yapmada zorluğu olmamasına dikkat edilmelidir.

   Kortizon, gerek burun spreyi, gerekse ağızdan veya enjeksiyon şeklinde kullanılır. Değişik yan etkileri olan bu ilaçların, nasıl kullanılacağı hekimler tarafından detaylı şekilde tarif edilir ve kullananlar, mutlaka düzenli olarak hekim kontrolünde olmalıdırlar.

   Alerji aşıları da uygun ve düzenli olarak uygulanırsa, yüksek oranda başarılı olurlar.

Alerjik hastalar, daha sık sinüzit olurlar. Bu rahatsızlık da uygun şekilde tedavi edilir.

   Vazomotor Rinit: "Rinit", burun ve içini döşeyen dokunun şişmesi, akıntının artmasına verilen tıbbi isimdir. Burun içerisinde, çok zengin damarsal yapılar içeren ve gün boyunca şişip inerek burundan nefes almayı düzenleyen "konka" denilen yapılar vardır. Halk arasında bunlara "burun eti" denir. Her iki burun tarafında üçer adet bulunurlar. Alerji ve enfeksiyon durumlarında, kanla dolarak şişerler ve burun tıkanıklığına yol açarlar.

   Alerjik yapıya sahip olmayan ve enfeksiyon geçirmeyen kişilerde bile, hava ısısının değişmesiyle, uçucu gaz olarak boya, sigara, kimyasal maddeler (benzin gibi), soğuk havada, hava kirliliğinde, Parfüm etkisinde ve burun duvarının eğriliğinde, psikolojik streslerde, yetersiz tiroid bezi fonksiyonunda, hamilelikte, bazı tansiyon ilaçlarının, burun açıcı damlaların fazla veya uzun süreli kullanımında burun tıkanıklığı olur. Sebebe bağlı olarak, ilaç ve cerrahi tedavi yolları mevcuttur.

   Rahatsızlığın erken evrelerinde, burun tıkanıklığı geçici ve geri dönüşümlüdür. Yani, tıkanıklığa sebep olan rahatsızlık düzeltilirse, durum düzelir. Mamafih, bu durum, damarların elastikiyetini bozacak kadar uzun sürebilir. Bu yapılar, varisteki damarlar gibidirler. Sırtüstü uzanıldığında şişerler, kişi hangi tarafının üzerine yatarsa, o taraf burnu tıkanır. Tıkanıklık, çoğunlukla uykuyu bozar. Bu yüzden hastalar, birkaç yastıkta, yüksekte yatmayı tercih ederler. Operasyon, uzun süren, belirli bir rahatlık sağlar.

   Burun Kanamaları

   Burun, kanlanması bol bir organdır. Burun kanamaları, birkaç damla ile kısa süren kanamalardan, ciddi boyutlarda, bol ve uzun kanamalara kadar geniş bir yelpaze içerisinde olabilirler. Bu yüzden, her burun kanaması çok iyi değerlendirilmelidir.

   Burun kanamalarının birçok sebebi vardır. En sık karşılaştığımız burun kanaması, burunun hemen girişinde bulunan yüzeyel damarların çatlaması ile oluşan kanamalardır. Bu kanamaların sebebi, "buruna darbe, hava kuruluğu, tansiyon yükselmesi, sıcak ve kuru hava" gibidir. Bütün burun kanamalarının yaklaşık %90'ı bu tür kanamalardır. Bu durumda yapılacak şey, hastanın, burnunu soğuk su ile temizlemesi, burun içerisindeki pıhtıları sümkürmesi ve burun kanatlarının beş, on dakika iyice sıkılmasıdır. Hastanın yatırılması, yarar yerine zarar getirir. Yatırılacaksa bile baş yukarıda tutulmalıdır. Böyle bir müdahale ile bu tür kanamalar çoğunlukla durur. Çatlayan damar iyileşene kadar kanamalar tekrarlayabilir. Kanamalar durmaz ve sık olursa mutlaka bir kulak, burun, boğaz hekimince değerlendirilmelidir. Sık sık kanayarak kişinin yatağını kirletiyor, iş yapmasını, araba kullanmasını engelliyorsa, burun tamponlanabilir, damarlar koterize edilebilir (yakılabilir).

   Burun içerisinde, diğer damarlarda da çatlamalar olabilir ve daha şiddetli kanamalar görülebilir. Bu kanamalar, genellikle müdahale gerektirirler. Burun kanatlarını elle sıkmakla durmayacakları gibi daha geniş çaplı damar kanamaları oldukları için çok kan kaybına sebep olabilirler. Özellikle yaşlı insanlarda tansiyon yükselmesi ile oluşan kanamalar, damar çeperlerinin kireçlenmiş olmasından dolayı kolay kolay durmazlar. Kişinin hem tansiyonu hem de kanaması kontrol altına alınmalıdır.

   Burun iltihapları, sinüzitler, nadir görülen burun tümörleri de kanamaya yol açabilirler, hatta bazen ilk bulgudurlar.

   Kanamaya meyil yaratan bazı hastalıklar ve kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde de burun kanamaları görülebilir.

   Geniz Akıntısı

   Geniz akıntısı nedir? Geniz akıntısı, "boğazda mukus birikmesi" veya "mukusun, burun arkasından damlama hissi" şeklinde tarif edilir. Mukus, burun salgısına verilen isimdir. Mukus, burun içini ıslak, kaygan tutar, temizler; solunan havayı nemlendirir ve içerisindeki yabancı maddeleri tutar, mikroplarla savaşır. Mukus üretimi ve temizliği, sinir, kan damarları, salgı bezleri, kaslar, hormonlar ve silialar ile karışık bir biçimde düzenlenir. "Geniz akıntısı hissi", aşırı miktarda ve kalın mukus veya boğaz kaslarındaki bozukluklar veyahut da yutma bozukluklarından kaynaklanabilir.

   Burun ve sinüsler, günde yaklaşık bir ile iki litre arasında ince mukus oluştururlar. Mukus, burun ve sinüsü döşeyen hücrelerin yüzeyinde bulunan, gözle görülemeyen "silia" diye isimlendirilen süpürge gibi uzantılarla sürekli geriye doğru süpürülür. Mukus, kayar biçimde genize, oradan da aşağıya yemek borusuna gönderilir ve farkına varılmadan yutulur. Normal şartlarda, burun önden akmaz. Salgının çok olduğu veya bu salgının arkaya yönlendirilemediği durumlarda burundan akıntı olur.

   Anormal salgılar:

   Artmış, ince, temiz salgı: Basit soğuk algınlığı gibi üst solunum yolları enfeksiyonlarında, alerjide, soğuk havada, parlak ışıkta, belirli yiyecek ve baharatlarda, hamilelik ve hormon değişikliklerinde, değişik ilaçlar kullanıldığında (doğum kontrol hapları, bazı yüksek tansiyon hapları gibi) ve yapısal bozukluklarda (burun eğriliği gibi) görülebilir.

   Vazomotor rinit: Burun, tıkalı, şiş ve ıslak hissedilir. Burada burun, değişikliklere karşı aşırı hassastır fakat alerjik değildir.

   Artmış, kalın salgı: Çoğunlukla, kışın soğuk havalarda, nemsiz, sıcak ev ve binalarda yaşayan kişilerde görülür. Sinüs ve burun enfeksiyonları ile özellikle bazı süt ürünlerinden gelişen alerji durumlarında da ortaya çıkar. Şayet bir burun akıntısı, koyulaşıp, sarı, yeşil renk almaya başlarsa, bakteriyel sinüs enfeksiyonu gelişmesi muhtemeldir. Çocuklarda, bu durumda, burunda yabancı cisim (fasülye, yuvarlanmış kağıt, oyuncak parçası gibi) olmasından da şüphe edilir.

   Azalan salgı: Aşağıdaki durumların herhangi birinde olabilir:

   *Sigara dumanı, endüstriyel kirlilikler, otomobil egzozu gibi çevresel uyarıcılar, burun salgısını azaltır. Salgı azaldığında, normalden daha fazla koyulaşır ve aldatıcı olarak artmış mukus gibi hissedilebilir.

   *Burun havaakımının düzgün olmasını engelleyen burun eğrilikleri de salgının azalması veya çoğalmasına sebep olabilirler.

   *Yaş arttıkça, burun salgısı azalıp, koyulaşır. Bu, geniz akıntısı gibi hissedilebilir.

   *Burunu döşeyen dokunun bazı ender görülen hastalıklarında da mukus üretimi veya akımı etkilenebilir.

   Yutma bozuklukları: Yutma işlemi, sıvı ve katı gıdaların, ağızdan yemek borusuna kadar gitmesini sağlayan karışık bir işlemdir. Ağız, boğaz ve yemek borusundaki kasların, birbirleri ile düzenli ilişkileri gerekir. Yutmada problem olması, sıvı ve katı gıdaların boğazda birikmesine yol açabilir. Buradan, nefes borusuna ve ses tellerinin bulunduğu bölgeye kaçarak, seste boğukluk, boğaz temizleme ve öksürüğe yol açabilir.

   Yutma problemlerine birçok faktör eşlik edebilir:

   *Yaş: Yaş ilerledikçe, yutma kaslarının gücü ve aralarındaki koordinasyon azalır. Bundan dolayı, tükürük bile mideye düzgün bir şekilde ulaşamayabilir.

   *Uyku: Uyku esnasında yutkunma çok azalır ve tükürük birilebilir. Uyandığımızda öksürme ve boğazımızı temizleme ihtiyacı olur.

   *Stres ve gerginlik: Her yaşta, stres ve gerginlik, boğaz kaslarını da etkileyerek, bir kitlenin boğazda düğümlenmiş hissini verebilir. Sık sık boğaz temizlemek, mukus azlığından da dolayı, boğazın hassasiyetini artırır.

   *Yemek pasajında kitle ve şişlikler: Sıvı ve katı gıdaların geçişini yavaşlatabilir veya önleyebilirler.

   *Gastroözefajeal reflü: Midedeki asitli muhtevanın, yemek borusu ve boğaza kaçmasına verilen isimdir. Göğüste yanma, hazımsızlık, boğaz ağrısı, sık görülen şikayetlerdir ve özellikle yemekten sonra sırtüstü yatınca artarlar. Mide ile yemek borusunun birleştiği yerin bir kısmının, diyaframın yukarısına kayması da, aynı şikayetlere yol açar.

   Kronik boğaz ağrısı: Geniz akıntısı, çoğunlukla boğaz ağrısı ve yanmasına yol açar. Boğaz kültüründe hastalık mikrobu üremez, fakat bademcik ve diğer salgı üreten dokularda şişlik oluşarak, boğazda rahatsızlık ve bir şey takılmış hissi oluşabilir. Geniz akıntısının başarılı tedavisi ile boğaz şikayetleri de çoğunlukla kendiliğinden düzelir.

   Tedaviye başlamadan önce, teşhis de tam yapılmalıdır. Bunun için, tam bir kulak, burun, boğaz muayenesi ile gerekli laboratuar ve röntgen tetkiklerinin yapılması lâzımdır.

   Tedavi

   Bakteriyal enfeksiyonlar: Antibiyotikler ile tedavi edilirler, fakat bunlar, sadece geçici bir rahatlama sağlayabilirler. Kronik sinüzit varsa, ağızı kapanmış sinüslerin açılması ve akıntının sağlanması için operasyon yapılması gerekebilir.

   Alerji: Mümkünse, alerji oluşturan maddeden uzak durulmalıdır. Antihistaminik, dekonjestan, kromolin sodyum, kortizon türü ilaç ve spreyler, alerji aşıları kullanılabilir. Mamafih, bazı antihistaminikler, akıntının koyulaşmasına ve kurumasına sebep olabilirler, dekonjestan (burun açıcı) ilaçlar, kan basıncını, kalp ve tiroid hastalıklarını arttırabilirler. Steroid spreyler, tıbbi kontrol altında yıllarca güvenle kullanılabilirler. Ağızdan alınan veya iğne şeklinde kullanılan kortizonlar da kısa süreli alındıklarında, nadiren kötü yan etkiye yol açarlar. Uzun süre kullanılacaklarsa, çok iyi tıbbi kontrol altında kullanılmalıdırlar.

   Gastroözefajeal reflü: Yatarken başı, onbeş, yirmi santimetre yukarıda tutmakla; yatmadan hemen önce yemek yememekle, kafein ve alkolden uzak durmakla tedavi edilir. Mide asidini önleyici ilaçlar kullanılabilir. Röntgen çektirmeden ve diğer tetkikleri yaptırmadan, bir kere ilaç denenebilir.

   Yapısal bozukluklar: Operasyon gerekebilir. Sinüslerin boşalmasını engelleyen ve kronik sinüzite yol açan burun eğriliği olabilir. Burun duvarındaki keskin bir çıkıntı, uyarıda bulunarak salgıyı arttırabilir. Burun duvarındaki bir delik, kabuklanmaya yol açabilir. Yapısı ve foksiyonu bozulmuş burun etleri ve/veya polipler, benzer problemlere yol açabilirler.

   Bazen yapısal bir bozukluk mu yoksa diğer bir problem mi geniz akıntısına yol açıyor, tayin edilemeyebilir. İlaç tedavisi başarısız olursa, hasta, operasyonun denenip denenmemesine karar vermelidir.

   Bazı kişilerde, geniz akıntısının sebebi bulunamaz. Düzeltilebilecek bir problem bulunamazsa, salgının daha sıvı olmasına ve böylece daha kolay akıp kaymasına çalışılır. Bu olay özellikle, çok sıvı almayan yaşlılarda geçerlidir. Bu kişiler, günde en az sekiz bardak su içmeli, Kahve ve mümkünse idrar söktürücü ilaçlardan uzak durmalıdırlar.

   Burun içinin iyice yıkanması, kalınlaşmış veya azalmış salgının ortadan kaldırılmasına yarayabilir. Bunun için özel hazırlanmış solüsyonlar kullanılmalıdır.

   Saman Nezlesi, Yaz Nezlesi ve Alerjik Burun Rahatsızlığı

   Saman nezlesi nedir? Bu terim aslında yanlıştır. Birincisi, saman, alerjik bir şey değildir, dolayısıyla alerji meydana getirmez. Burun tıkanıklığına, kaşıntılı ve akıntılı buruna, burun ve boğazda fazla miktarda koyu akıntıya sebep olur fakat bu alerjik şikayetlere kendisi değil, havadan gelerek üzerine konan alerjik maddeler yol açar.

   Yaz nezlesi de, bilinen virüslerin yol açtığı nezle gibi değildir. Havada bulunan alerjik maddelerin yol açtığı bir rahatsızlıktır. Saman nezlesi ve yaz nezlesi, aslında, tıp dilinde "alerjik rinit" olarak bilinen hastalıklardır.

   Birçok kişi bu rahatsızlıktan muzdariptir. Bazılarında hafif geçer, fakat bazı kişilerde çalışmayı ve günlük yaşamı engelleyecek kadar şiddetli olabilir.

   Alerjiye ne sebep olur? Bitki veya hayvanlardan gelen, insanlara yabancı alerjik maddeler, göz, burun, boğaz gibi yerlerden insan vücuduna girerler ve burada onların içeri girmesini engelleyici reaksiyonla karşılaşırlar. Normal şartlarda, bu, yardımcı, doğal bir korunmadır. Mamafih, bazı kişiler, bazı maddelere karşı, normalden fazla reaksiyon gösterirler. Bu tür insanlara "alerjik bünyeli" insanlar, bu tür maddelere de "alerjen" denir. Alerjinin, soyaçekim gösteren bir eğilimi vardır.

   Vücudun savunma sistemi, yabancı maddelere karşı savaşan maddeler üretir. Bunlar, alerjenlerle karşı karşıya geldiğinde, vücutta istenmeyen etkiler oluşturan maddeler salınır. "Histamin", bunların içinde en bilinenidir ve burunu döşeyen dokuda şişme, kaşınma, iritasyon, aşırı salgıya sebep olur.

   Hangi alerjenler burunda alerji yaratırlar? Hava ile taşınabilecek kadar hafif ve belirli boyutta olan, burun dokusunda depolanabilecek bitki veya hayvan protein parçaları, alerji oluştururlar. Sık görülenleri, çiçek polenleri, mantar sporları, hayvan epitel döküntüleri ve ev tozudur. Gözle görülemeyen bu mikroskopik yapılar, gerekenden büyük veya küçük olursa, vücuda girerek alerjik reaksiyon oluşturamazlar.

   Hangi polenler problem yaratır? Türkiye'de yapılmış bir araştırmada şu sonuçlar elde edilmiştir:

 

   Ocak, şubat, mart aylarında, fındık, ardıç, mazı, selvi, kavak, dişbudak, kızılağaç, kocayemiş, süpürgelik, orman gülü, sık görülen alerjenlerdir.

   Nisan, mayıs, haziran aylarında, fındık, ardıç, mazı, selvi, dut, dişbudak, meşe, zeytin, çam, at kestanesi, kocayemiş, süpürgelik, orman gülü, ısırgangiller, buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç, havuç, baldıran otu, kereviz, dere otu, sinir otu, kuzu kulağı, çayır otu, sık görülen alerjenlerdir.

   Temmuz, ağustos, eylül aylarında, ıhlamur, akasyalar, çam, kocayemiş, süpürgelik, orman gülü, papatyagiller, ısırgangiller, buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç, havuç, baldıran otu, kereviz, dere otu, sinir otu, kuzu kulağı, sık görülen alerjenlerdir.

   Ekim, kasım aylarında, ardıç, mazı, selvi, sedir, kocayemiş, süpürgelik, orman gülü, papatyagiller, sık görülen alerjenlerdir.

   Mantarlar? Bunlar, bildiğimiz mayalama yapan mantarlardır. Ölü yapraklar, çimen, saman, diğer tahıl sapları, tohum ve toprak üzerinde de ürerler. Donmadıkları için mantarlar neredeyse bütün yıl alerji yapabilirler. Sadece kışın karla kaplı olduklarında etkin olamazlar.

   Kapalı ortamlarda mantarlar, ev bitkilerinin ve topraklarının üzerinde ürerler. Ayrıca, bodrum, merdivenaltı gibi loş ve nemli yerlerde de ürerler. Peynir ve fermentasyona uğratılmış alkollü içeceklerde de bulunabilirler.

   Bütün yıl süren saman nezlesi? Hayvan alerjenleri (kedi, köpek, at ve diğer evcil hayvanların yünleri, derileri), kozmetikler, mantarlar, yiyecekler ve ev tozu gibi bütün yıl süren alerjenler, bu duruma sebep olur. Ev tozu, birçok maddenin karışımıdır. Bunlar, selüloz (ev mobilyalarından dökülür), mantarlar, ev hayvanlarından dökülen alerjenler, böcek alerjenleri ve "mite" adı ile bilinen küçük yaratıklardır. Kışın artan alerjinin sebebi, kalorifer ve sobaların sıcaklık etkisiyle artan ev tozudur.

   Alerjiler önemli olabilir mi? Alerjik bünyesi olanların, soğuk algınlığına, nezleye, sinüs ve kulak enfeksiyonlarına karşı dirençleri azalmıştır. Ayrıca bu enfeksiyonlar esnasında daha fazla rahatsız olurlar, daha da önemlisi astım geliştirebilirler.

 

 

 

 

Burun hastalıkları hakkında bitkisel tedavi yöntemleri için linki tıklayınız

 

 

 Etiket : burun, burun tıkanması, nezle, grip, burun kanaması, geniz akıntısı, saman nezlesi, burun estetiği


Şifa Market'ten Hemen 500 TL Nakit Kazanmak İstermisin!
1
BEĞEN
Şifa Market'in Resmi Facebook sayfasını alttaki butonu kullanarak beğenmelisin. Daha önce sayfa- mızı beğenmişsen; Tebrikler! ikinci adıma geçebilirsin.
2
PAYLAŞ
Aşağıdaki paylaş butonuna tıkla- malı ve bulunduğun makalemizi "Herkese Açık" olarak kendi say- fanda paylaşmalısın. Her payla- şımın sana bir çekiliş hakkı kazan- dırıyor.
3
KAZAN!
Tebrikler! Son olarak ödülü kazan- dığında sana ulaşmamız için alttaki formu doldurup bize göndermelisin.


Bu Makaleler İlginizi Çekebilir
Bunlar İlginizi Çekebilir
Yorumlar Konuya Yorum Yapın

Konu ile ilgili düşüncelerinizi paylaşın.

Diğer Makaleler
  • Bağ Dokusu Hastalıkları
  • Bağ Doku Hastalıkları
  • Kulak Hastalıkları Nelerdir
  • Beyin Hastalıkları Belirtileri
  • Kan Dolaşımı Hastalıkları
  • Erkeklik Organı Hastalıkları
  • Meditasyon
  • Karbon Tetraklorür
  • Medial Maksillektomi
  • Total Maksillektomi
  • Tırnak Hastalıkları
  • Boşaltım Sisteminin Hastalıkları
  • Köpek Hastalıkları
  • Boğaz Hastalıkları
  • Kadın Hastalıkları Akıntı
  • Testis Hastalıkları
  • Beyin Cerrahi Hastalıkları
  • Mesane Hastalıkları
  • Gastroenteroloji Hastalıkları
  • Kadın Hastalıkları Miyom
  • Saç Derisi Hastalıkları
  • Ayak Tabanı Hastalıkları
  • Ayak Taban Hastalıkları
  • Diz Kapağı Hastalıkları
  • Beyin Damar Hastalıkları
  • Konnektif Doku Hastalıkları
  • Ruh Hastalığı Çeşitleri
  • Topuk Hastalıkları
  • Wilson Hastalığı Tedavisi
  • Kalp Hastalıkları Çeşitleri
  • İdrar Kesesi Hastalıkları
  • Kasık Fıtığı Bitkisel Tedavi
  • Karında Oluşan İstiska
  • Çocuk Düşürmek 2
  • Nefrit
  • İlk Yardım İçin Ecza Dolabı
  • Döküntülü Bulaşıcı Hastalıklar
  • Bruselloz (Malta Humması) Dağılımı
  • Boğulmak Ne Yapmak Gerekir?
  • Zehirlenmeler Salmonella
  • Vulva Ve Dol Yolu Tümörleri Tedavi
  • Yemek Borusu Tümörleri Erken Tanı
  • Beslenme Durulmunun Değerlendirilmesi
  • Erişkin Respiratuar Destek Tedavi
  • Düzelmekte Olan Ards Hastasının Desteğinden Ayrılması
  • Toraks Travmalı Hastalarda Acil Torakotomi Endikasyonları
  • Düzelmekte Olan Ards Hastasının Desteğinden Ayrılması: Sonuç
  • Sepsis Sendromu
  • Gazlı Gangren
  • Monitorizasyon
  • Gastrointestinal Sistemle İlgili
  • Postoperatif Ağrı
  • Azot Protoksit (N20)
  • Epidural Anestezi
  • Obstetrik Girişimler
  • İnsidans Ve Risk Altındaki Hastalar
  • Travma Ve Ağrı
  • Non-Farmakolojik Yöntemler
  • Karsinoid Tümörleri
  • Penetran Göğüs Duvar
  • Hemotoraks
  • Künt Karın Travmaları
  • Duodenum
  • Dalak
  • Etiyoloji Ve Fizyopatoloji
  • Arteriyel Spazm
  • Subgaleal Hematom
  • Minör (Hafif) Kafa Travması (Konküzyon)
  • Kafa Travması
  • Travmatik Hematomlar
  • Epidural Hematomlar
  • Antimikrobiyal Tedavi
  • Önleme
  • Onkogenler
  • Methotrexate (Mtx)
  • Melphalan
  • Mitoxantrone
  • Sinir Dokusu Tümörleri
  • Hla Sisteminin Genetik Organizasyonu
  • Pankreas Transplantasyonunda Endikasyonlar
  • Cerrahi Hastalıklar
  • Gastrointestinal Sistem Motilitesi
  • Radyonüklid Venografi
  • Lenfosintigrafi
  • Sinir Sistemi Hastalıkları
  • Diş Hastalıkları
  • Sinir Hastalıkları
  • Ağız Hastalıkları
  • İç Hastalıkları
  • Kadın Hastalıkları Doktoru
  • Göz Hastalıkları
  • Genetik Hastalıkları
  • Çoçuk Hastalıkları
  • Dahiliye Hastalıkları
  • Boşaltım Sistemi Hastalıkları
  • Sindirim Sistemi Hastalıkları
  • Sindirim Hastalıkları
  • Sindirim Sisteminin Hastalıkları
  • Sinir Sisteminin Hastalıkları
  • Kardiyovasküler Hastalıkların Risk Faktörleri
  • Kardiyovasküler Risk Faktörü Olarak Obezite
  • Kas Hastalıkları
  • Kulak Hastalıkları
  • Barsak Hastalıkları
  • Tiroid Hastalıkları
  • Kalp Damar Hastalıkları
  • Bağırsak Hastalıkları
  • Akçiğer Hastalıkları
  • Deri Hastalıkları
  • Kan Hastalıkları
  • Solunum Hastalıkları
  • Mıde Hastalıkları
  • Enfeksiyon Hastalıkları
  • Bebek Hastalıkları
  • Kemik Hastalıkları
  • Safra Kesesi Hastalıkları
  • Nöroloji Hastalıkları
  • Solunum Sisteminin Hastalıkları
  • Bakteri Hastalıkları
  • Dişeti Hastalıkları
  • Virüs Hastalıkları
  • İnfeksiyon Hastalıkları
  • Ayak Hastalıkları
  • Dil Hastalıkları
  • Kalp Hastalıkları Belirtileri
  • Beyin Hastalıkları
  • Dudak Hastalıkları
  • Vitamin Eksikliği Hastalıkları
  • Kapak Hastalıkları
  • Dolaşım Sistemi Hastalıkları
  • Uyku Hastalıkları
  • Erkek Hastalıkları
  • Kadın Hastalıkları İzmir
  • Dolaşım Sistemin Hastalıkları
  • Bayan Hastalıkları
  • Kadın Hastalıkları İstanbul
  • Bacak Hastalıkları
  • İç Hastalıkları Doktoru
  • İzmir Kadın Hastalıkları
  • Pankreas Hastalıkları
  • Solunum Yolu Hastalıkları
  • Akıl Hastaları
  • Kalın Bağırsak Hastalıkları
  • Romatizma Hastalıkları
  • Psikiyatri Hastalıkları
  • Metabolizma Hastalıkları
  • Sinir Hastalıkları Tedavisi
  • Solunum Yolları Hastalıkları
  • Kalp Hastalıkları Tedavisi
  • Bağ Hastalıkları
  • Kromozom Hastalıkları
  • Cilt Hastalıkları Resimleri
  • Kbb Hastalıkları
  • Göz Hastalıkları Nelerdir
  • Genel Cerrahi Hastalıkları
  • Kalp Kapakçığı Hastalıkları
  • İç Hastalıkları Nelerdir
  • Kalp Kapağı Hastalıkları
  • Cilt Hastalıkları Nelerdir
  • İç Hastalıkları
  • Deri Hastalıkları Nelerdir
  • Sinir Hastalıkları Nelerdir
  • Kalın Barsak Hastalıkları
  • Göz Hastalıkları Nedir
  • Sinir Hastalıkları Belirtileri
  • Kanser Hastalıkları
  • Çene Hastalıkları
  • Dermatoloji Hastalıkları
  • İdrar Hastalıkları
  • Omurga Hastalıkları
  • Tiroid Bezi Hastalıkları
  • Ortopedi Hastalıkları
  • Kaşıntı Hastalıkları
  • Tiroid Hastalıkları Belirtileri
  • Kış Hastalıkları
  • İskelet Sistemi Hastalıkları
  • Grip Hastalıkları
  • Tansiyon Hastalıkları
  • Endokrin Hastalıkları
  • Göz Hastalıkları Tedavisi
  • Kadın Hastalıkları Hastanesi
  • Mide Hastalıkları Belirtileri
  • Kadın Hastalıkları Kist
  • Kalp Hastalıkları Nelerdir
  • Akciğer Hastalıkları Belirtileri
  • Kas Hastalıkları
  • Solunum Hastalıkları Nelerdir
  • Göz Hastalıkları Hastanesi
  • Göz Kapağı Hastalıkları
  • Omurilik Hastalıkları
  • Makat Hastalıkları
  • Dalak Hastalıkları
  • İdrar Yolu Hastalıkları
  • Hematoloji Hastalıkları
  • Bağırsak Hastalıkları Belirtileri
  • Göz Hastalıkları Belirtileri
  • Kas Hastalıkları Tedavisi
  • Yemek Borusu Hastalıkları
  • Endokrinoloji Hastalıkları
  • Çocuk Hastalıkları Uzmanı
  • Damar Hastalıkları Belirtileri
  • Yüz Hastalıkları
  • Orta Kulak Hastalıkları
  • Kadın Hastalıkları Nelerdir
  • Cildiye Hastalıkları
  • Kolon Hastalıkları
  • Yaşlılık Hastalıkları
  • Konjenital Kalp Hastalıkları
  • Ses Hastalıkları
  • Doğumsal Kalp Hastalıkları
  • Karın Hastalıkları
  • Akciğer Hastalıkları Tedavisi
  • Göz Kapak Hastalıkları
  • Zayıflama Hastalıkları
  • İnce Bağırsak Hastalıkları
  • Kas Hastalıkları Belirtileri
  • Boyun Hastalıkları
  • Cilt Hastalıkları Çeşitleri
  • Çocuk Hastalıkları Nelerdir
  • Kan Hastalıkları Belirtileri
  • Gen Hastalıkları
  • Lenf Hastalıkları
  • Yenidoğan Hastalıkları
  • Romatoloji Hastalıkları
  • İç Hastalıkları Kitabı
  • Enfeksiyon Hastalıkları Nedir
  • Kas Hastalıkları Nelerdir
  • Deri Hastalıkları Çeşitleri
  • Elma Hastalıkları
  • Göbek Hastalıkları
  • İç Hastalıkları Kitapları
  • Saç Derisi Hastalıkları
  • Enfeksiyon Hastalıkları Nelerdir
  • Genital Bölge Hastalıkları
  • İntaniye Hastalıkları
  • Yumurtalık Hastalıkları
  • Mide Bağırsak Hastalıkları
  • Onkoloji Hastalıkları
  • Tükrük Bezi Hastalıkları
  • Virüs Hastalıkları Nelerdir
  • Bahar Hastalıkları
  • İnterstisyel Akciğer Hastalıkları
  • Saç Hastalıkları Tedavisi
  • İç Kulak Hastalıkları
  • İdrar Yolları Hastalıkları
  • Endokrin Sistem Hastalıkları
  • Bulaşıcı Çocuk Hastalıkları
  • Yaz Hastalıkları
  • Akciğer Hastalıkları Nelerdir
  • Bakteri Hastalıkları Nelerdir
  • Terleme Hastalıkları
  • Tırnak Hastalıkları Resimli
  • Kemik Hastalıkları Nelerdir
  • Çene Eklemi Hastalıkları
  • Bebeklerde Cilt Hastalıkları
  • Koroner Kalp Hastalıkları
  • Gırtlak Hastalıkları
  • Damar Hastalıkları Nelerdir
  • Cilt Hastalıkları Kaşıntı
  • Üriner Sistem Hastalıkları
  • Saçlı Deri Hastalıkları
  • Karaciğer Hastalıkları Nelerdir
  • Kaşıntılı Deri Hastalıkları
  • Kadın Hastalıkları Kanama
  • Diş Hastalıkları Nelerdir
  • Bebeklerde Göz Hastalıkları
  • Çocuklarda Göz Hastalıkları Tedavisi
  • Akciğer Hastalıkları Koah
  • Nefes Borusu Hastalıkları
  • Ben Hastalıkları
  • Çocuklarda Cilt Hastalıkları
  • Beyin Hastalıkları Nelerdir
  • Kemik Hastalıkları Tedavisi
  • Baş Ağrısı Hastalıkları
  • Rahim Ağzı Hastalıkları
  • Ayak Tırnağı Hastalıkları
  • Safra Yolları Hastalıkları
  • Bağırsak Hastalıkları Nelerdir
  • Bebeklerde Kas Hastalıkları
  • Safra Yolu Hastalıkları
  • Rahim Hastalıkları Nelirtileri
  • Bulaşıcı Göz Hastalıkları
  • Toplardamar Hastalıkları
  • Eklem Hastalıkları Nelerdir
  • Toplar Damar Hastalıkları
  • Reflü Hastalığı
  • Kalsiyum Gereksinmesi Ne Kadardır?
  • Depresyon Doğal Tedavisi
  • Lösemi Bitkisel Tedavi
  • Sinir Sistemi Hastalıkları 2
  • Idrar Yolları Hastalıkları 2
  • İyonizan Radyasyonla Zedelenme
  • Radyasyon Zedelenmesi Özeti
  • Genel Ağrılar
  • Yüz Ağrıları
  • Soğuk Algınlığı Ve Üşütme
  • Vücut Kırıklığı
  • Can Sıkıntısı, Neşesizlik
  • Neşvünema, Büyüme Geriliği
  • Filebit
  • Burun

    Hastalıkları