Alışveriş Sepeti
Okuduğunuz makale ile ilgili aklınıza takılan sorular için uzman kadromuz hizmetinizde.

Sorunuzu sorun, uzman kadromuz sorunuzun cevabını hemen e-posta adresinize göndersin.
Uzmana Sor
Bas Ve Goz Agrisi
Hastalığınız hakkında merak ettiklerinizi uzmanımıza sormak için tıklayın, hemen cevaplasın.
Kronik açık açılı glokom: En sık glokom tipidir. Kronik açık açılı glokom gelişme riski yaşla birlikte artar. Zamanla, mikroskopik kanal sistemi yetersiz kalmaya başladıkça göz içindeki basınç giderek artar ve optik sinir yavaş yavaş hasar görmeye başlar. Bazı hastalarda, optik sinir normal göz içi basıncına bile duyarlı hale gelebilir. Daha ileri görme kaybını önlemek için tedavi gereklidir.

Tipik olarak, açık açılı glokomun erken evrelerde hiçbir bulgusu olmaz ve görme normal kalır. Optik sinir ileri derecede hasar görmeye başladığında görme alanında siyah (karanlık) noktalar görülmeye başlar. Başlangıçta günlük aktivitelerde bu karanlık noktalar fark edilemezken, ciddi hasar meydana gelip bu noktalar genişleyince hissedilebilir. Tüm optik sinir lifleri öldüğünde, körlük meydana gelir.

Açı kapanması glokomu: Gözün rengini veren kısım olan iris, mikroskopik kanal sistemini tıkadığında kapalı açılı glokom meydana gelir. Bu gözler tipik olarak küçük yapılı ve sıkça hipermetrop gözlerdir. İris, drenaj açısını tıkadığında, göz içi sıvısı dışarı akamaz ve göz içinde birikmeye başlar. Bu durum, hızla açı kapanması glokomunun gelişmesine neden olur.

Bulgular arasında şunlar görülebilir:

Görme bulanıklığı,
Şiddetli göz ağrısı,
Baş ağrısı,
Işıklar etrafında gökkuşağı hareleri,
Bulantı ve kusma
Bu durum göz için acil bir durumdur. Bu bulgulardan herhangi birini yaşarsanız, göz doktorunuzu derhal arayınız. Bu tip glokom, acilen tedavi edilmediğinde, körlük oluşabilir.

Ne yazık ki, açı kapanması glokomu olgularının üçte ikisi, daha önce glokoma dair herhangi bir bulgu vermeden gelişir.

Kimler glokom için risk altındadır?

En önemli risk faktörleri arasında şunlar sayılabilir:

Yaş,
Yüksek göz içi basıncı,
Ailede glokom hikayesi,
Miyopi veya hipermetropi,
Geçirilmiş göz travması,
Kornea (gözün camsı tabakası) kalınlığının ince olması,
Sistemik sağlık problemleri (ör; diyabet, migren, dolaşım problemleri vs)
Göz doktorunuz, glokom için tedaviye ihtiyacınız olup olmadığını veya glokom şüphesi nedeniyle yakından takip edilmeniz gerekip gerekmediğini belirlemek için, bu faktörlerin hepsini değerlendirecektir. Glokom şüphesi saptanması, ileride glokom geliştirme riskinizin normalden yüksek olduğu ve optik sinirinizde gelişebilecek hasarın erken saptanabilmesi için düzenli muayeneye ihtiyacınız olduğu anlamına gelir.

Glokom nasıl saptanır?

Göz doktorunuz tarafından düzenli göz muayeneler, glokomun saptanması için en iyi yöntemdir. Sadece göz tansiyonunuzun ölçülmesi, glokom olup olmadığının saptanması için yeterli değildir. Glokomu saptamanın kesin olan tek yolu, tamamen göz muayenesi yapmaktır.

Glokom açısından değerlendirilmeniz sırasında, göz doktorunuz şunlara bakacaktır:

Göz içi basıncınızın ölçülmesi (tonometri),
Gözünüzün drenaj açısının incelenmesi (gonyoskopi),
Optik sinirinizde hasar olup olmadığının belirlenmesi (oftalmoskopi),
Her bir gözün görme alanının değerlendirilmesi (perimetri)
Optik sinirin fotoğrafının çekilmesi veya başka bir bilgisayarlı yöntemle görüntülenmesi tavsiye edilmektedir. Bu yöntemlerin hepsi, herkes için gerekli olmayabilir. Ayrıca bu testlerin, durumunuzda değişiklik olup olmadığının izlenmesi için düzenli aralıklarla tekrarlanması gerekebilir.

Glokom nasıl tedavi edilir?
Glokom nedeniyle gözde gerçekleşen hasar geri döndürülemez. Göz damlaları, lazer cerrahisi ve cerrahi girişimler, daha ileri kayıp meydana gelmesini önlemek için uygulanırlar. Bazı durumlarda, ağızdan tedavi de uygulanmaktadır.

Glokomun tüm tiplerinde görme kaybını önlemek için, düzenli aralıklarla kontrol çok önemlidir. Glokom, siz hiç farkında olmadan da ilerleyebileceği için, zaman zaman tedavinizde düzenlemeler yapmak gerekli olabilmektedir.

İlaçlar
Glokom genellikle, her gün kullanılan göz damlaları ile kontrol edilir. Bu tedaviler, göz içi basıncını düşürmek için, ya gözün ürettiği aköz humor sıvısı miktarını azaltır, ya da drenaj açısından göz sıvısının dışa akımını artırır.

Hiçbir zaman göz doktorunuza danışmadan ilaçlarınızı değiştirmeyiniz veya ilaç kullanmayı kesmeyiniz. Elinizdeki ilaçlar az kaldı ise, ilaçlar bitmeden önce mutlaka göz doktorunuza tekrar kontrole gidiniz.
Bu Makaleler İlginizi Çekebilir
Bunlar İlginizi Çekebilir
Yorumlar Konuya Yorum Yapın

Konu ile ilgili düşüncelerinizi paylaşın.

Diğer Makaleler

Bas

Ve

Goz

Agrisi