Şifa Market
Anasayfa Dini Bilgiler Tıbb-i NebeviSağlık ve AktüelHerbalistlerAlternatif TıpBurçlarBitkisel ReçetelerŞifalı Dualar
Bitki SözlüğüHastalıklarİsimler SözlüğüŞifalı TaşlarMucizevi BitkilerRüya TabirleriYemek Tarifleri Şifa Forum
Alerjik Öksürük Belirtileri

Alerjik öksürük belitileri ve bitkisel tedavi yöntemleri hakkında bilgiler bu makalede yer almaktadır. Alerjik öksürük belirtileri ve bitkisel tedavi yöntemleri ile ilgili tüm açıklamaları bu makalede inceleyebilirsiniz...

Alerji nedir?


Alerji, vücudumuza dışarıdan giren çeşitli maddelere karşı gösterilen anormal bir tepki olarak tanımlanabilir. Burada esas amaç, vücudu yabancı olduğu farkedilen bu maddeye karşı korumaktır.

Aslında yabancı olduğu halde, vücudumuza hiçbir zararı dokunmayacak hatta yararları olabilecek bu madde adeta bir düşman işlemi görmekte ve düşmana gösterilen bu aşırı tepki vücutta birtakım hasarlara ve zararlara yol açmakta ve alerjik bir hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır.

Örneğin, yumurtaya alerjisi olan bir kişiyi ele alalım. Yumurta, normal insanlar için, içerdiği protein, vitamin.. gibi yapı taşları ile çok yararlı bir besin maddesidir. Yumurtaya alerjisi olan kişi, yumurtayı kendine yabancı, hatta düşman gibi görür. Bu kişi yumurta yediğinde bağışıklık sisteminin alarm zilleri çalmaya başlar:

Dikkat, vücuduna bir yabancı girdi. O senin düşmanın, onu yok et. Bağışıklık Sistemi de tüm kuvvetleriyle yumurtayla savaşa başlar ve sonuçta hafif kaşıntılardan astıma, saman nezlesinden anafilaksiye kadar çeşitli alerjik tablolar ortaya çıkar. Çok değerli bir besin maddesine gösterilen bu tepki ne kadar haksız değil mi?

Diğer taraftan, arı zehirine alerjik olan bir kişideki aşırı tepkinin ise son derece geçerli bir mantığı vardır. Bu, adı üstünde arı zehiri. Bu zehirden vücudun haberdar olması, ona karşı birtakım tepkiler göstermesi, onu yok etmeye çalışması.. hep vücudun yararı içindir. Ama, bu tepkilerden vücut da bu arada zarar görürmüş, o başka mesele.

Astıma ve alerjik nezleye yol açan alerjenlerin büyük çoğunluğu solunum yoluyla vücuda giren alerjenlerdir; bunlara havada bulunan alerjenler anlamına gelen aeroalerjen ismi verilir.

Aeroalerjenlerin en önemlileri şunlardır:

    Ev akarları,
    Polenler,
    Bazı evcil hayvanlar (kedi, köpek...)
    Küf mantarları..

Bu alerjenlerin, akciğerlerdeki küçük bronşiollere ve hava keseciklerine kadar gelebilmeleri için çaplarının 5 mikrondan daha küçük olması gerekir. 5 mikrondan daha büyük çaplı alerjenler, boyutlarına göre, burunda veya üst solunum yollarında tutunurlar. Çapları 20-60 mikron olan polenlerin, astımdan çok alerjik nezleye yol açmalarının nedenlerinden biri de bunların büyüklükleri nedeniyle küçük bronşlara kadar gelememeleri olabilir.

Kimler alerjiye daha yakındır?

Bazı kişiler doğuştan alerjiye daha yatkındırlar. İşte, doğuştan genetik (kalıtsal) olarak alerjiye yatkın olmaya atopi, böyle kişilere de atopik kişi denir. Atopik kişi sahip olduğu kalıtsal özellikler nedeniyle, karşılaştığı bazı maddelere karşı immunglobulin E sınıfından antikorlar üretir ve dolayısıyla da o madde, o kişi için artık herhangi bir madde değil, bir alerjendir.

Atopik kişilerin kanında alerjik oldukları maddelere karşı yüksek miktarda immunglobulin E antikorları vardır ve bunlarda günün birinde bir alerjik hastalık ortaya çıkma riski yüksektir.

Atopik kişilerde alerjik hastalığın ortaya çıkmasında, örneğin Astım belirtileri göstermeye başlamasında çevresel faktörlerin çok önemli etkisi vardır. Nitekim, genetik yapıları aynı olan tek yumurta ikizlerinin sadece %1'inde aynı alerjik hastalık bulunur. Alerji yalnız kalıtsal faktörlerin etkisiyle ortaya çıkıyor olsaydı, her iki çocuğun da aynı alerjik hastalığa sahip olması gerekirdi.

Alerjik hastalıklar nelerdir?

Alerjik hastalıkların başlıcaları şunlardır:


    SAMAN NEZLESİ (Alerjik Nezle)
    GÖZ NEZLESİ (Alerjik Konjunktivit)
    ASTIM (Alerjik Bronşit)
    ÜRTİKER ve EGZEMA (Alerjik Deri Hastalıkları)

Alerjik hastalıklar nasıl ortaya çıkıyor?

Alerjik hastalıkların ortaya çıkması için atopik özelliğe sahip kişinin belirli bir süre allerjenlerle temas etmesi gerekir. Buna duyarlılık kazanma süresi denir ve birkaç haftadan birkaç yıla kadar değişebilir. Bu dönemde, allerjene karşı immunglobulin E (IgE) adı verilen özel antikorlar üretilir ve bunlar da mast hücrelerinin yüzeylerine yapışırlar. Bu kişi tekrar allerjenle karşılaştığında, allerjen ile IgE nin hücre yüzeyindeki birleşmeleri, mediatör ismi verilen çeşitli maddelerin salınmasına neden olur.

Allerjik hastalıkların belirtilerinden bu mediatörler sorumludur. Allerjik hastalıklar, allerjenle mast hücresi yüzeyindeki antikorların buluşma yerlerine göre farklı hastalıklar olarak karşımıza çıkar. Meselâ, bu buluşma burun zarında oluyorsa saman nezlesi, bronşlarda ise Astım ve derimizde ise egzema görülür. Vücudun tümünü ilgilendiren yaygın allerjik reaksiyonlara ise anafilaksi veya allerjik şok ismi verilir.

Alerjik hastalıklar neden artıyor?

Alerjik hastalıkların her geçen yıl hızla artışının nedenlerini araştıran uzmanlar, bu artışın yaygın Antibiyotik kullanımı ve çocukluk çağı infeksiyonlarının azalmasından kaynaklanabileceğine dair bulgular elde etmişlerdir.

Bağışıklık sisteminin tam olarak gelişebilmesi için 1 yaşından önce geçirilen infeksiyonların büyük önemi vardır. Dünyaya allerjiye yatkın olarak gelen çocuklar, geçirdikleri infeksiyonlar sayesinde mikrop ve virüslerle mücadele etmeyi öğrenirler. Bağışıklık Sistemi bu infeksiyonlar sayesinde güçlenir. Buna karşılık, çok temiz ortamlarda büyüyen, çok az infeksiyon geçiren ve çok sık Antibiyotik verilen çocukların bağışıklık sistemleri yeteri kadar mikropla karşılaşamadığından, allerjiye daha yatkın olurlar.

Gerçektende, çok çocuklu ailelerde ve erken yaşta yuvaya gönderilen çocuklarda Astım ve allerjik hastalıkların daha az görülmesi, bu çocukların daha çok infeksiyon geçirmeleriyle açıklanmaktadır. Buna karşılık az çocuklu ailelerde ve topluma fazla girmeyen ve daha az mikropla karşılaşan çocuklarda Astım riski de yüksektir. Araştırmacılar, çocukluk çağında geçirilen ve astıma karşı koruyuculuk sağlayan infeksiyonları şöyle sıralıyorlar:

    Kızamık Kızamıkcık
    Suçiçeği Kabakulak
    A tipi Hepatit Nezle
    Astım Allerjiler

Köy, çiftlik gibi ortamlarda büyüyen çocuklarda ve hatta gebeliklerini bu tür yerlerde geçiren kadınların bebeklerinde de daha az görülmektedir. Bu gibi yerlerde kedi, köpek ve diğer çiftlik hayvanları ile iç içe büyüyen çocuklar daha fazla mikropla karşılaştıkları için, bağışıklık sistemleri daha güçlü olmakta ve allerjiye yatkınlık azalmaktadır.

Çocukluk çağında çok sık Antibiyotik kullanılması da Astım riskini artıran bir faktördür. Çocuklara boğazı ağrıyor, ateşi var, burnu akıyor diye hemen Antibiyotik verilmesi gereksiz olduğu gibi zararlıdır da.

ALERJİK REAKSİYONLAR


Besinlere, ilaçlara, böcek zehirlerine.. karşı gelişen tabloları allerjik hastalık değil, allerjik reaksiyon olarak değerlendirmek daha doğrudur, çünkü allerjenle karşılaşılmadığı sürece bu kişilerde her hangi bir hastalık belirtisi görülmez. Oysa, ev tozu akarlarına karşı allerjik olan bir astımlı sadece bu allerjenlerle karşılaştığında değil, başka bir çok nedenle de (soğuk hava, egzersiz, nezle, Grip gibi viral infeksiyonlar..) Astım krizlerine girerler.

SİGARA

Anne ve babaları Sigara içen çocuklarda hırıltılı solunum, alt solunum yolları enfeksiyonları ve astım, evlerinde Sigara içilmeyen çocuklara göre, özellikle de hayatın ilk yılında çok daha fazla görülür.Annenin Sigara içmesi, yaşamın ilk yılında ortaya çıkan Astım için bir risk faktörüdür. Bu risk, annenin alerjik bir hastalığı olması durumunda 4 kere daha fazla olmaktadır. Gebelikleri süresince Sigara içen annelerin bebeklerinin doğumdaki solunum fonksiyonlarının daha kötü olduğu saptanmıştır.

Annesi Sigara içen bebeklerin kordon kanında IgE düzeyleri yüksektir ve alerjik hastalık riski artmıştır. İki ayrı çalışmada da, günde 10 veya daha fazla Sigara içilmesinin 12 yaşından önceki Astım riskini 2,5 kat artırdığı ve egzamalı çocukların Sigara dumanına maruz kalmalarının Astım riskini yükselttiği belirlenmiştir.

Yaz TİPİ HAVA KİRLİLİĞİ

Astım ve alerjik hastalıkların oluşumunda Yaz tipi hava kirliliği daha önemlidir. Yaz tipi hava kirliliğinin esas kaynağı yoğun trafiktir. Motorlu araçların egzoz gazlarından çıkan petrol yanma ürünlerine güneş ışınlarının etkisiyle başta ozon olmak üzere çeşitli azot oksitleri meydana gelir. Oksidanlar, yani ozon ve azot oksitleri, solunum yolları için adeta zehir etkisi yaratır. Bunların, baş ağrısı, gözlerde sulanma, kızarma, burun akıntısı ve hapşırma gibi tahriş edici etkileri hemen herkeste görülür.

Oksidanlar, solunum yollarını döşeyen hücreler üzerine de çok zararlı ve hasar oluşturucu etkiler yaparlar.Araştırmalar, oksidan ismi verilen maddelerin başta Astım ve Saman Nezlesi olmak üzere alerjik hastalıkların ortaya çıkmasında çok önemli etkileri olduğunu ortaya çıkarmıştır. Oksidanlar, ayrıca astımı ve bronşiti olanlarda öksürük, hırıltılı solunum ve nefes darlığına da yol açarlar.

BESLENME VE ALERJİ

Diyet ile alerjiler arasında çok yakın bir ilişki vardır. Son yıllarda, bazı yağ asitlerinin fazla tüketilmesinin, Astım ve alerjilerin gelişiminde bir risk faktörü olabileceği ileri sürülmektedir. Buna karşılık omega-3 yağ asitlerinin allerjik hastalıkların gelişimini engelleyebileceği düşünülmektedir. İçinde balık yağı bulunan diyetlerin astıma karşı koruyucu etkisi olabileceğine dair iddialar vardır. Margarinde bulunan trans yağ asitleri tüketimi ile alerji belirtilerinin sıklığı da ilişkili bulunmuştur. Birçok araştırmada, az miktarda C vitamini alanlarda akciğer fonksiyonlarında azalma olduğu, ayrıca kış boyunca taze meyve tüketimi ile Astım semptomları arasında ters bir ilişki bulunduğu saptanmıştır. Aşırı tuz tüketiminin, özellikle erkeklerde astımdan ölüm oranlarını artıran bir faktör olabileceği ileri sürülmüştür. Alkolün alerji ve Astım belirtilerini tetikleyen bir faktör olduğu eskiden beri bilinir.

Egzersiz alerjisi nedir?


Son yıllarda giderek yaygınlaşan alerjik hastalıkların yeni yeni tanınan türlerinden biri de egzersiz alerjisidir. Egzersiz alerjisi, ciltteki hafif kızarma ve kabartılardan karın ağrısı, bulantı ve kusmaya, Astım krizinden anaflaksiye kadar çok farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Jogging (yavaş koşu), tenis, futbol, bisiklet, kayak ve hatta aerobik gibi birçok Spor egzersiz türü alerjiye neden olabilmektedir.

RİSK FAKTÖRLERİ

Yemek yedikten veya bir ilaç alındıktan sonra yapılan egzersizlerde alerji ihtimali daha fazladır. Bu yiyecek, kişinin evvelden beri alerjik olduğu bilinen bir madde olabileceği gibi, herhangi bir besin maddesi de olabilir. Egzersiz alerjisine neden olabilen yiyeceklerin başlıcaları, karides, istiridye.. gibi deniz hayvanları, şeftali, üzüm, kereviz, elmadır. İlaçlar içinde aspirin, ağrı kesiciler, Romatizma ilaçları ile bazı antibiyotiklerin riski daha fazladır.

Yine egzersizden önce alkol veya kafein (kola, kahve, çikolata...) alınmış olması ve egzersizin fazla sıcak ve nemli ya da çok soğuk ve kirli havada yapılmış olması da riskli bulunmuştur. Bazı kişilerde yağmur altında yapılan egzersizler suçlanmıştır. Adet dönemindeki hanımlarda da egzersiz alerjisi ihtimali daha fazladır. Egzersiz alerjisi riskinin en düşük olduğu Spor yüzmedir.

BELİRTİLERİ

Egzersiz alerjisi tipik olarak bazı öncü belirtilerle başlar. Bunlar, yaygın sıcaklık ve Kaşıntı hissi, yorgunluk ve ciddin kızarmasıdır. Daha sonra ürtiker (kurdeşen) diye isimlendirilen, 1-2 cm boyutlarında kaşıntılı kabarıklar ortaya çıkar. Cilt altı dokusunun şişmesi özellikle yüzde, avuç içi ve ayak tabanında belirgindir. Birçok hastada tansiyon düşüklüğü ile beraber şuur ile ilgili bozukluklar da görülür. Karında kramp şeklinde ağrılar ile bulantı ve Kusma da meydana gelir. Baş ağrısı hem çok sık rastlanan ve hem de üç gün kadar devam eden en inatçı belirtilerdendir. Egzersiz alerjisinin belirtileri genellikle 2 saat içinde azalmaya başlar, fakat bazen 12 saat sürdüğü de olur.

EGZERSİZ ALERJİSİNİN ÖNLENMESİ

Egzersizle ilgili olarak sadece deri belirtileri gösteren hastaların, efordan önce antihistaminik ilaç almalarının yararı olabilir, ancak bunların her zaman tam etkili olması beklenmemelidir.
Egzersizden 4 saat öncesine kadar yemek yenilmemeli ve hiçbir ilaç da alınmamalıdır.
Ağır egzersizden önce, ısınma hareketleri yapılmalıdır.
Çok sıcak ve nemli ya da soğuk ve kirli havada egzersizden kaçınılmalıdır. Soğuk havada yapılacak egzersizlerde ağız ve burnun bir maske ile kapatılması işe yarayabilir.
Ağır egzersizler birden kesilmemeli, vücudun soğuması için egzersiz 10-15 dakika içinde yavaş yavaş bitirilmelidir.
Egzersiz alerjisi olan kişiler yalnız başlarına egzersiz yapmamalıdır.
Egzersiz alerjisi olanlar, egzersizden 10-15 dakika önce nefes açıcı spreylerinden kullanmalıdır.
Egzersiz sırasında öncü belirtiler ortaya çıkar çıkmaz egzersize son verilmeli ve derhal nefes açıcı spreyler alınmalıdır.

Alerjinin en korkulanı: Anaflaksi

Alerjinin en korkulan, en ağır ve tehlikeli şekli olan anaflaksi, vücudun tümünü ilgilendiren yaygın alerjik reaksiyonlara bağlı olarak gelişir. Anaflaksi, alerjik şok ismiyle de bilinir; erken tanınıp acil olarak tedavi edilmediğinde kişiyi şok ya da ölüme kadar ***ürebilir. Gazetelerde okuduğumuz Penisilin iğnesi yapıldı, yaşamını yitirdi veya Arı sokmasından öldü... gibi olayların nedeni hep anaflaksidir. Ülkemizde her yıl ortalama olarak 100 kişinin anaflaksiden dolayı yaşamlarını yitirdikleri söylenebilir.

Anaflaksinin sebepleri

Anaflaksiye sebep olabilen pek çok madde vardır:

    İlaçlar (penisilin, sefalosporin ve diğer antibiyotikler; aspirin, Ağrı Kesici ve Romatizma ilaçları, lokal anestezikler, röntgen çekilirken kullanılan kontrast maddeler...)
    Serumlar ve aşılar
    Kan ve kan ürünleri
    Yiyecekler (Yumurta, süt, domates, fıstık, deniz ürünleri...)
    Yiyeceklere konan katkı maddeleri
    Bozulmayı önleyici maddeler (Sülfitler)
    Renklendiriciler (Tartrazin)
    Tat vericiler (Glutamat)
    Fiziksel etkenler: Egzersiz, soğuk
    Çeşitli maddeler: Lateks, sperm

Anaflaksinin belirtileri


Anaflaksi, kişinin duyarlılığına ve alınan alerjenin miktarına göre değişik tablolara neden olur. Başta deri, alt ve üst solunum yolları, dolaşım ve sindirim sistemi olmak üzere pek çok organ sistemine ait belirtiler ortaya çıkar.

Anaflaksi, çok ani olarak ortaya çıkan bir durum olduğu için sadece doktorlar tarafından değil, herkesçe bilinmesi, tanınması ve ilk acil müdahalenin hemen yapılması, hastanın yaşamının kurtarılması bakımından çok önemlidir. Alerjenin alım yolu ve vücuda giriş hızı da anaflaksinin ağırlığını belirleyen önemli faktörlerdir. Mesela, penisilin iğnesi penisilin hapına göre çok daha ağır bir anaflaksiye yol açar!
Anaflaksi belirtileri, alerjenle karşılaşıldıktan hemen birkaç dakika sonra başlar, 15-20 dakikada zirveye çıkar ve 1 saat içinde de azalmaya yüz tutar.

Anaflaksi, bazı kişilerde belirtiler tamamen kaybolduktan 8-24 saat sonra tekrarlayabilir. Bu nedenle, anaflaksi saptanan bir kişinin en azından 24 saat süreyle doktor gözetimi altında kalması gerekir.

TEHLİKE SİNYALLERİ

Anaflakside, solunum ve dolaşım sistemini ilgilendiren belirtiler ciddi bir krizin işaretleridir.
Solunum sistemi belirtileri: Burunla ilgili olarak kaşıntı, su gibi akıntı, hapşırma, burun tıkanıklığı... gibi belirtiler vardır. Ses tellerinin şişmesi (gırtlak ödemi), ses kısıklığı ve konuşma güçlüğü yaratabileceği gibi, bu darlığın çok fazla olması nefes alıp vermeyi güçleştirir, hatta tamamen imkansız kılar ve ölüme neden olur.

Bazı hastalarda ise astımlılarda olduğu gibi inatçı öksürük, hırıltılı solunum ve Nefes Darlığı gelişir.
Dolaşım sistemi belirtileri: Çarpıntı, düzensiz ve hızlı kalp atışları, göğüs ağrısı, baş dönmesi.. vardır. Kan basıncının düşmeye başlaması ciddi bir anaflaksinin habercisidir. Yaşlı hastalar Kalp Krizi de geçirebilirler.

Sindirim sistemi belirtileri: Karında kramp tarzında ağrılar, bulantı, kusma, karında şişkinlik ve gerginlik, ishal ortaya çıkar.
Diğer belirtiler: Bu sistemlere ait belirtilerden başka birçok hastada, terleme, idrar kaçırma, baş ağrısı, şuur bozukluğu, halüsinasyon.. görülür.
Anaflakside ölüm: Anaflakside ölüm nedeni gırtlak ödemi veya inatçı tansiyon düşüklüğü veya kalp krizidir.

ANAFLAKSİ TEDAVİSİ

Anaflaksi çok acil bir durumdur. Kişiye hemen girişimde bulunulmadığı zaman kısa zamanda ölüme sebep olabilir. Bu sebeple, anaflaksi belirtileri saptanır saptanmaz bir taraftan en yakın doktor veya hastaneye ulaşılmaya çalışılırken, diğer taraftan yapılması gereken bazı işlemler vardır.

Alerjenin vücuda girdiği yer belli ise (Arı sokmasında olduğu gibi!), o bölgeye hemen turnike yapılarak zehirin kana karışması engellenir. Varsa, arının iğnesi çıkartılır.

Kişi sırtüstü yatırılır ve bacakları yukarı kaldırılır. Bu sayede beyin ve kalp gibi önemli organlara daha fazla kan gitmesi sağlanır.
Hasta sıcak tutulur.

Mümkünse oksijen verilir.

Anaflakside yaşam kurtarıcı ilaç ADRENALİN'dir. 1:1000'lik adrenalin, 0,3-0,5 ml dozunda 20 dakika arayla cilt altına zerk edilir. Anaflaksi tedavisinde yararlanılan diğer ilaçlar kortizon ve antihistaminikler'dir. Astım krizi belirtileri olan hastalara bronş spazmını azaltan nefes açıcı ilaçlar da verilmelidir. Kan basıncı düşük olan hastalara hem kan basıncını yükselten ilaçlar (vazopressörler) hem de damar yoluyla sıvı uygulanır. Gırtlak ödemi nedeniyle asfiksi (boğulma) belirtileri gösteren hastalara nefes alabilmeleri için acil trakeostomi (ana nefes borusuna dışarıdan delik açılması) gerekir.

ANAFLAKSİDEN KORUNMA

    Daha önce anaflaksi geçirmiş olanlar, durumlarını bildiren bir kart veya künye taşımalıdırlar.
    Anaflaksi nedeniyle ölüm tehlikesi atlatanların yanlarında sürekli olarak adrenalin bulundurmaları gerekir. Bu kişilere adrenalini hangi durumda, nasıl uygulayacakları da öğretilmelidir.
    Anaflaksiye neden olan etkenlerden (ilaç, yiyecek...) uzak kalınmalıdır.
    Anaflaksi tanımlayan hastalara iğne şeklindeki ilaçlardan çok hap veya şurup verilmelidir.
    Anaflaksi tanımlayan hastalara ß-bloker sınıfı ilaçlar verilmemelidir.
    En azından 24 saat süreyle doktor gözetimi altında kalması gerekir

Yorumlar Yorum Yazmak İçin Tıklayın

Konu ile ilgili düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

Diğer Makaleler
 Actidem Öksürük Şurubu Akciğer Kanserinde Öksürük
 Aksırık Aksırık 1
 Alerji Öksürüğü Alerji Öksürük
 Alerjik Öksürük Alerjik Öksürük Belirtileri
 Alerjik Öksürük Tedavisi Allerjik Öksürük
 Alternatif Tıp Öksürük Aşırı Öksürük Nedenleri
 Aşırı Öksürük Tedavisi Astım Öksürüğü
 Astım Öksürük Astım Ve Öksürük
 Astımda Öksürük Balgamlı Öksürük
 Balgamlı Öksürük Nedenleri Balgamlı Öksürük Tedavi
 Balgamlı Öksürük Tedavisi Bebek Öksürük
 Bebek Öksürük Tedavisi Bebekler Öksürük Nedenleri
 Bebeklerde Alerjik Öksürük Bebeklerde Balgamlı Öksürük
 Bebeklerde Gece Öksürüğü Bebeklerde Kuru Öksürük
 Bebeklerde Öksürüğün Tedavisi Bebeklerde Öksürük
 Bebeklerde Öksürük Tedavisi Bebekte Öksürük
 Bitkilerle Öksürük Tedavisi Bitkisel Öksürük İlacı
 Bitkisel Öksürük Tedavisi Bitkisel Tedavi Öksürük
 Bitmeyen Öksürük Boğaz Ağrısı Öksürük
 Boğaz Gıcıklanması Öksürük Boğaz Öksürüğü
 Boğazda Gıcık Öksürük Boğazdan Gelen Öksürük
 Boğmaca Öksürüğü Boğuk Öksürük
 Boğuk Öksürük 1 Boğuk Öksürükler
 Bronşit Öksürüğü Bronşit Öksürük
 Bütün Öksürükler Bütün Öksürükler 2
 Ciğerden Gelen Öksürük Çocuk Öksürüğü
 Çocuk Öksürük Çocuk Öksürük Şurubu
 Çocuk Öksürük Şurupları Çocuklarda Alerjik Öksürük
 Çocuklarda Allerjik Öksürük Çocuklarda Balgamlı Öksürük
 Çocuklarda Gece Öksürüğü Çocuklarda Geçmeyen Öksürük
 Çocuklarda Kronik Öksürük Çocuklarda Kuru Öksürük
 Çocuklarda Öksürük Çocuklarda Öksürük 2
 Çocuklarda Öksürük İçin Çocuklarda Öksürük Nedenleri
 Çocuklarda Öksürük Tedavi Çocuklarda Öksürük Tedavisi
 Cocuklarda Öksürük Tedavisi Çocuklarda Şiddetli Öksürük
 Çocukta Geçmeyen Öksürük Çocukta Öksürük
 Çocukta Öksürük Tedavisi Dahilen Kullanılan Bitkisel ilaçlar
 Değişik Yaş Gruplarında Öksürük Nedenleri Devamlı Öksürük
 Doğal Öksürük İlacı Doğal Öksürük Şurubu
 Doğal Öksürük Tedavisi Evde Öksürük Tedavisi
 Faranjit Öksürüğü Faranjit Öksürük
 Faranjit Öksürük Yaparmı Faranjit Ve Öksürük
 Farenjit Öksürük Gebelikte Öksürük
 Gece Öksürüğü Gece Öksürük Nedenleri
 Geçmeyen Kuru Öksürük Geçmeyen Öksürük
 Geniz Akıntısı Öksürük Gıcık Öksürüğü
 Gıcık Öksürük Nedenleri Gıcık Öksürük Tedavisi
 Gıcık Şeklinde Öksürük Gıcıklı Öksürük
 Grip Öksürük Grip Öksürük Tedavisi
 Grip Ve Öksürük Hamilelerde Öksürük
 Hamilelikte Öksürüğün Zararları Hamilelikte Öksürük
 Hamilelikte Öksürük Tedavisi Hamilelikte Öksürük Zararlımı
 Hangi Öksürük Ne Anlama Geliyor? Hırıltılı Öksürük
 Hırıltılı Öksürük Tedavisi İbrahim Saraçoğlu Öksürük
 İnatçı Kuru Öksürük İnatçı Öksürük
 İnatçı Öksürük Tedavisi Katı Balgamlı Öksürük
 Kesik Kesik Öksürük Kesik Öksürük
 Kesilmeyen Öksürük Kronik Öksürük
 Kronik Öksürük Nedenleri Kronik Öksürük Tedavisi
 Kuru Kuru Öksürük Kuru Öksürmeler
 Kuru Öksürüğün Nedenleri Kuru Öksürüğün Sebepleri
 Kuru Öksürüğün Tedavisi Kuru Öksürük
 Kuru Öksürük 2 Kuru Öksürük 3
 Kuru Öksürük 4 Kuru Öksürük 5
 Kuru Öksürük Bitkisel Tedavi Kuru Öksürük İçin
 Kuru Öksürük İlacı Kuru Öksürük Nedenleri
 Kuru Öksürük Sebepleri Kuru Öksürük Tedavi
 Kuru Öksürük Tedavisi Müzmin Öksürük
 Müzmin Öksürük 2 Müzmin Öksürük 3
 Müzmin Öksürük 4 Müzmin Öksürük 5
 Müzmün Öksürük Öksürüğe Bitkisel Çözüm
 Öksürüğe Bitkisel Çözümler Öksürüğe Bitkisel Tedavi
 Öksürüğe Çare Öksürüğe Şifalı Bitkiler
 Öksürüğü Kesen Bitkiler Öksürüğü Kesmek İçin
 Öksürüğü Ne Geçirir Öksürüğü Ne Keser
 Öksürüğün Başlıca Nedenleri Öksürüğün Bitkisel Tedavisi
 Öksürüğün Bitkisel Tedavisi Öksürüğün Çaresi
 Öksürüğün Doğal Tedavisi Öksürüğün Doğal Tedavisi Nedir
 Öksürüğün En İyi İlacı Öksürüğün İlacı
 Öksürüğün Komplikasyonları Öksürüğün Nedeni
 Öksürüğün Nedenleri Öksürüğün Nedenleri Nelerdir
 Öksürüğün Sebepleri Öksürüğün Sebepleri Nelerdir
 Öksürüğün Tedavisi Öksürüğün Tedavisi Nedir
 Öksürüğün Tedavisi Nelerdir Öksürüğün Zararları
 Öksürük Öksürük
 Öksürük Öksürük 10
 Öksürük 11 Öksürük 12
 Öksürük 13 Öksürük 14
 Öksürük 15 Öksürük 16
 Öksürük 17 Öksürük 18
 Öksürük 2 Öksürük 2
 Öksürük 5 Öksürük 5
 Öksürük 6 Öksürük Alerjisi
 Öksürük Bal Öksürük Balgam
 Öksürük Birçok Ciddi Hastalığın Habercisi Olabilir... Öksürük Bitki
 Öksürük Bitkisel Öksürük Bitkisel Çözüm
 Öksürük Bitkisel Tedavi Öksürük Bitkisel Tedavisi
 Öksürük Burun Akıntısı Öksürük Çayı
 Öksürük çayı 2 Öksürük Çayı Nasıl Yapılır?
 Öksürük Çeşitleri Öksürük Doğal Tedavi
 Öksürük Geçirme Yolları Öksürük Gıcık
 Öksürük Giderici Öksürük Giderici Bitkiler
 Öksürük Hangi Hastalıkların Habercisi? Öksürük Hastalıkları
 Öksürük İçin Öksürük İçin Bal
 Öksürük İçin Bitki Öksürük İçin Bitkiler
 Öksürük İçin Bitkisel Öksürük İçin Bitkisel Çözüm
 Öksürük İçin Bitkisel Tedaviler Öksürük İçin İlaç
 Öksürük İçin İlaçlar Öksürük İçin Şurup
 Öksürük İçin Tedavi Öksürük İlaç
 Öksürük İlacı Öksürük İlaçları
 Öksürük Kesici Öksürük Kesici Bitkiler
 Öksürük Kesici İlaçlar Öksürük Kesme
 Öksürük Kesmek İçin Öksürük Kürü
 Öksürük Kusma Öksürük Nasıl Geçer
 Öksürük Nasıl Geçer? Öksürük Nasıl Geçirilir
 Öksürük Nasıl Giderilir Öksürük Nasıl İyileşir
 Öksürük Nasıl Kesilir Öksürük Ne Keser
 Öksürük Neden Olur Öksürük Nedeni
 Öksürük Nedenleri Öksürük Nedenleri Nelerdir
 Öksürük Nedir? Öksürük Nedir?
 Öksürük Nedir Öksürük Nefes Darlığı
 Öksürük Nöbeti Öksürük Nöbetleri
 Öksürük Otu Öksürük Otu Merhemi
 Öksürük Otu Tohumu Öksürük Otunun Faydaları
 Öksürük Sebepleri Öksürük Şifalı Bitki
 Öksürük (Sual, Tussis) Öksürük Şurubu
 Öksürük Şurubu 2 Öksürük Şurupları
 Öksürük Tedavi Öksürük Tedavileri
 Öksürük Tedavisi Öksürük Tedavisi
 Öksürük Tedavisi Bal Öksürük Tedavisi Bitkisel
 Öksürük Tedavisi İçin Ne Yapmalı? Öksürük Ve Ateş
 Öksürük Ve Balgam Öksürük Ve Balgam Tedavisi
 Öksürük Ve Gıcık İçin Bitkisel Formül Öksürük Ve Kusma
 Öksürük Ve Tedavi Öksürük Ve Tedavisi
 Öksürük Ve Terleme Öksürükle Balgam Gelmesi
 Öksürükle Başlayan Grip Öksürükle Başlayan Hastalıklar
 Öksürükle Gelen Kan Öksürükle Gelen Sırt Ağrısı
 Öksürükle İdrar Kaçırma Öksürükle Kan Gelmesi
 Öksürükle Kusmak Öksürükle Mide Bulantısı
 Öksürükle Sırt Ağrısı Öksürükte
 Öksürükte 2 Öksürükte Bal
 Öksürükte Balgam Öksürükte Bitkisel Tedavi
 Öksürükte Bitkisel Tedavi Öksürükte Kan
 Öksürükte Kan Gelmesi Öksürükte Kan Nedemektir ?
 Öksürükte Şifalı Bitkiler Öksürükte Sırt Ağrısı
 Öksürükte Zencefil Nasıl Kullanılır Öksürükten Bayılma
 Öksürükten Kan Öksürükten Kan Gelmesi
 Öksürükten Kurtulma Öksürükten Kurtulma Yolları
 Öksürükten Kurtulmak Öksürükten Kurtulmak İçin
 Öksürükten Kurtulmanın Yolları Öksürükten Kurtulmanın Yolları
 Öksürükten Nasıl Kurtulurum Öksürükten Sonra Nefes Kesilmesi
 Ömer Coşkun Öksürük Psikojenik Öksürük
 Psikolojik Öksürük Reflü Öksürüğü
 Reflü Öksürük Reflü Öksürük Yaparmı
 Reflü Ve Öksürük Reflüde Öksürük
 Sabah Öksürüğü Ses Kısıklığı Öksürük
 Şiddetli Kuru Öksürük Şiddetli Öksürük
 Şiddetli Öksürük Nedenleri Şifalı Bitkiler Öksürük
 Şifalı Bitkiler Öksürük Sigara – Öksürük Bağlantısı
 Sinirsel Öksürük Sinüzit Öksürüğü
 Sinüzit Öksürük Sinüzit Öksürük Yaparmı
 Sinüzit Ve Öksürük Sinüzite Bağlı Öksürük
 Siyah Turp Öksürük Soğuk Algınlığı Öksürük
 Sürekli Öksürük Sürekli Öksürük Nedenleri
 Sürekli Öksürük Tedavisi Trake ve Bronşlarda Olan Öksürmelerde
 Turp Bal Öksürük Uykuda Öksürük
 Uzun Süreli Öksürük Uzun Süren Öksürük
 Yatınca Başlayan Öksürük Zaturrie
 Zencefil Öksürük

Bu sitedeki açıklamalar sadece bilgilendirmek amacıyla verilmiştir. Ürünler ilaç değildir, tıp ve sağlık profesyonellerinin tavsiye ettiği ilaçlar ile eşdeğer değildir. Ürün bilgileri ambalajlardaki açıklamalardan ve üreticilerin tanıtım broşürlerinden alınmıştır. Üreticilerin ürünleri hakkında verdiği bilgilerden ve yazım hatalarından kaynaklanan sorunlardan ve şikayetlerden sifamarket.com sorumlu değildir. Ürünlerin kullanımı ve sağlık sorunlarınız için öncelikle bir sağlık uzmanına, hekime, eczacıya danışınız.

%100 Güvenli Alışveriş

Copyright © 2013 Şifa Market. Tüm hakları saklıdır.