Tüm Kategoriler
BİTKİSEL ÜRÜNLER BİTKİSEL ÜRÜNLER
 

Gut Hastalığı Hakkında

Gut Hastalığı bilgiler.Tanımı, türleri, nedenleri, belirtileri, teşhisi ve geleneksel tedavi yöntemleri.

Gut Hastalığı Bitkilerle Tedavi

Gut Hastalığı  tedavisinde kullanılan tüm bitkiler,özelikleri ve kullanım şekilleri.

Bir Bakışta Gut ve Tedavisi

Gut Hastalığı tedavisinde kullanılan tüm bitkiler,özelikleri ve kullanım şekilleri.


Gut Hastalığı (Damla Hastalığı, Nikris)

NEDİR ?

 

Özellikle ayak başparmağının birinci ekleminde aniden ortaya çıkan yoğun eklem ağrısı (olguların yaklaşık yüzde ellisinde)

Serum ürik asit düzeyinin yükselmesi

Akut ağrılar arasmda sakin (belirtisiz) dönemler

Eklem sıvısında ürat kristallerinin bulunması

Kol ve bacak eklemlerinde ve eklemlerin çevresinde, deri altı dokusunda, kemik­lerde, kıkırdaklarda ve diğer dokularda ürat kristallerinin birikmesi.

Damla hastalığı olarak da bilinen gut, vücut sıvılarında artan ürik asidin (DNA ve RNA birimlerinden biri olan pürin'in son ayrışma ürünü) birikmesi nede­niyle oluşan yaygın bir artrit türüdür.

 

Gut hastalığında ürik asit kristalleri (monosodyum üraf), eklemlerde, tendonlarda, böbreklerde ve diğer dokularda birikip önemli iltihaplanmalara ve hasarlara neden olur.12 Eklemlerdeki ve tendonlardaki ürik asit birikimi yüzünden gut hastalığı hareketsizliğe ve halsizliğe neden olabilir. Böbreklerin etkilenmesi halinde böb­rek yetmezliği ortaya çıkabilir.

 

Gutun ilk atağı, genellikle sadece bir eklem­de, yoğun ağrı ile olur. Olguların yaklaşık yan­sında, ilk olarak ayak başparmağının birinci ek­lemi etkilenir. Gut hastalığı olan insanların yüzde doksanından fazlası zaman zaman bu ek­lemde ağrı hisseder. Atak ilerlerse ateş ve titre­me ortaya çıkar. İlk nöbet genellikle gece olur ve çoğu zaman, fazla yemek, alkol, ya da bazı ilaçların kullanımı (özellikle kemoterapi ilaçla­rı, bazı idrar söktürücüler, yüksek dozda niya-sin) veya travma ve cerrahi müdahaleler gibi belirli olaylann ardından görülür.

Gutun tanımı, kendisi de bir gut hastası olan İngiliz hekim Sydenham tarafından 1683 yılında yapılmıştır. Aradan geçen üç yüz yıl içinde gutun klinik görünümünde çok fazla bir değişim olmamıştır. Sydenham'ın yaptığı tanım şöyledir:

Kurban, sağlıklı bir şekilde yatar ve uyur. Sabahın ikisine doğru, ayak başparmağında, seyrek ola­rak da topuğunda, ayak bileğinde veya ayağının üs­tünde şiddetli bir ağnyla uyanır. Ağn, çıkık ağnsına benzer, ama sanki parçalann üzerine soğuk su dökü­lüyor gibidir. Ardından bir ürperme ve titreme, biraz da ateş gelir. Başlangıçta orta şiddette olan ağnlar gi­derek şiddetlenir. Ağnlann şiddetlenmesiyle birlikte titreme ve ateş de artar. Bir süre sonra doruğa ulaşan ağnlar, ayak bileğinin ve tarak kemiğinin bağlanna yerleşir. Ağn önce bağlan gerip kopartıyor gibidir. Ardından bağlan kemiriyor ve sonra da ezip sıkıyor-muş gibi hissedilir. Etkilenen kısmı o kadar hassas, nazik ve canlı hissedersiniz ki çarşafın ağırlığına ve­ya odada gezinen birinin gürültüsüne tahammülü­nüz kalmaz. Gece; işkence, uykusuzluk, etkilenen kısmın sıkıştırılıyormuş gibi hissedilmesi ve yatakta sürekli yer değiştirmek ile geçer. Vücudun oradan oraya atılması, işkence gören eklemdeki ağnlar kadar süreklidir ve nöbet geldiğinde daha da kötü olur. Ağrıyı biraz olsun azaltmak için vücudun şeklini sü­rekli değiştirerek harcanan çabalar boşunadır.

Nöbetin tekrarladığı sık görülür. Gut hasta­larının çoğu bir yıl içinde tekrar nöbet geçirir. Ancak yaklaşık yüzde yedisi bir daha nöbet ge­çirmez. Diyet tedavisinin bulunması ve ürik asit düzeylerini düşürücü ilaçlar nedeniyle gü­nümüzde kronik gut çok nadir görülür. Gut hastalarının yaklaşık yüzde doksanında ürik asit birikimi nedeniyle kısmi böbrek yetmezli­ği oluşur, böbrek taşı riski daha yüksektir.

   


Gut Hastalığı

NEDENLERİ

Gut, birincil ve ikincil olmak üzere iki kategoriye ayrılır. Olguların yaklaşık yüzde doksanı birincil guttur. İkincil gut ise ancak yüzde onu oluşturur. Birincil gutun nedeni genellikle bi­linmez. Bununla birlikte, yüksek ürik aside ne­den olduğu bilinen bazı kalıtsal kusurların ol­duğu bilinmektedir.

Birincil gutta gözlemlenen, yükselmiş se­rum ürik asit düzeyleri üç gruba ayrılabilir:

Ürik asit üretiminde artış, gut hastaları­nın çoğunda rastlanır.

Ürik asit atma kapasitesinde azalma da­ha küçük bir grupta tipik olarak rastlanır (yak­laşık yüzde otuz).

Hem ürik asit üretiminde artış hem de ürik asidi atma yeteneğinde azalma, gut hasta­larının küçük bir bölümünde rastlanır.

Olguların çoğunda metabolik kusurun tam olarak ne olduğu bilinmese de, gut hastalığı, denetlenebilen bir hastalıktır.

İkincil gut, ürik asit düzeyinin aşırı hücre yıkımı ya da böbrek rahatsızlığı gibi başka bir bozukluğun ikincil sonucu olarak yükselmesi durumunda görülür. Yüksek tansiyon için id­rar söktürücü tedavi uygulanması ve düşük dozda aspirin tedavisi de, ürik asidin atılmasını yavaşlattığından, ikincil gutun önemli nedenle­ri arasındadır.

 

Gut, birincil ve ikincil olmak üzere iki katego­riye ayrılır. Olguların yaklaşık yüzde doksanı birincil guttur. İkincil gut ise ancak yüzde onu oluşturur. Birincil gutun nedeni genellikle bi­linmez. Bununla birlikte, yüksek ürik aside ne­den olduğu bilinen bazı kalıtsal kusurların ol­duğu bilinmektedir.<Birincil gutta gözlemlenen, yükselmiş se­rum ürik asit düzeyleri üç gruba ayrılabilir:

Ürik asit üretiminde artış, gut hastaları­nın çoğunda rastlanır.

Ürik asit atma kapasitesinde azalma da­ha küçük bir grupta tipik olarak rastlanır (yak­laşık yüzde otuz).

Hem ürik asit üretiminde artış hem de ürik asidi atma yeteneğinde azalma, gut hasta­larının küçük bir bölümünde rastlanır.

Olguların çoğunda metabolik kusurun tam olarak ne olduğu bilinmese de, gut hastalığı, denetlenebilen bir hastalıktır.

İkincil gut, ürik asit düzeyinin aşırı hücre yıkımı ya da böbrek rahatsızlığı gibi başka bir bozukluğun ikincil sonucu olarak yükselmesi durumunda görülür. Yüksek tansiyon için id­rar söktürücü tedavi uygulanması ve düşük dozda aspirin tedavisi de, ürik asidin atılmasını yavaşlattığından, ikincil gutun önemli nedenleri arasındadır.

Metabolik Nedenler

  • Pürin üretiminin artması (birincil nedenler)
  • İdyopatik (nedeni bilinmeyen)
  • Pürinin fazla alınması
  • Belirli enzim kusurları Pürin üretiminin artması (başka bir faktöre bağlı, ikincil)
  • Artan pürin döngüsü Kanser
  • Kronik hemolitik anemi (kansızlık)
  • Sitotoksik ilaçlar
  • Sedef hastalığı Pürin sentezinde artış Pürin parçalanmasında artış
  • Ağızdan ya da damar yoluyla fruktoz alımı
  • Egzersiz BÖBREK
  • Böbreğin ürik asit klirensinde azalma (birincil)
  • Doğuştan gelen böbrek hastalığı Böbreğin ürik asit klirensinde azalma (ikincil) Böbrekte işlevsel azalma
  • İlaç etkisi (örn. tiyazitler, salisilatlar vb.)
  • Laktik asidin artması (örn. laktik asidoz, alkolizm,gebelik toksemisi vb.)
  • Ketoasit düzeylerinde artma (örn. diyabetik ketoasidoz) Kronik kurşun zehirlenmesi

Yetişkin bir erkeğin idrarıyla günde yakla­şık 200 ila 600 mg, ayrıca safra ve diğer sindi­rim sistemi salgılarıyla 100 ila 300 mg ürik asit atılır. Beslenmenin kandaki ürik asit düze­yine etkisi genellikle toplamın yüzde onu ila yirmisi kadardır, ancak besinlerle alınan pü-rin ve ürik asit dokulardaki kristal oluşumunu artırabilir.

Ürik asit oldukça zor çözünen bir molekül­dür. 7,4 pH değerinde ve vücut ısısında, serum 6,4 mg ila 7,0 mg/100 ml ürik asit ile doymuş hale gelir. Daha yüksek yoğunluklarda (serum­daki bilinmeyen bir faktörün kristal çökelmesi­ni baskılaması gözlemlendiğinden) dokularda ürik asit kristalleri birikmese de, ürik asit 9 mg/100 ml düzeyini aştığı zaman gut atağı ola­sılığı yüzde doksanın üstüne çıkmaktadır.

Düşük vücut sıcaklıkları, ürik aside doyma noktasını aşağı çeker; bu da ürik asidin kula­ğın üst kısmı gibi ortalama vücut sıcaklığın­dan düşük sıcaklıktaki bölgelerde birikme eğiliminde olduğunu açıklamaktadır. Ürik asit pH değerinin 6,0nın altına düştüğü durum­larda çözünmez ve idrar böbreklerin toplayı­cı kanallarında yoğunlaşıp idrar kesesine akta­rılırken böbrek taşı oluşumuna yol açabilir.


 

Gut Hastalığı

TEDAVİ

Günümüzde akut gutun standart tıbbi tedavisinde Colchicum autumnale (güz çiğdemi) bitkisinden elde edilen iltihap önleyici kolşisin kullanılmaktır. Kolşisinin ürik asit düzeyine bir etkisi yoktur, iltihaplı bölgeye nötrofıl (bir akyuvar hücresi) göçünü engelleyerek iltihaplan­ma sürecini durdurur.

Gut hastalarının yüzde yetmiş beşinden faz­lasında, kolşisin aldıktan sonraki ilk on iki saat içinde büyük iyileşme görülür. Ancak, hastaların yüzde seksen gibi büyük bir bölümü, klinik iyileşme öncesinde veya sırasında ortaya çıkan gastrointestinal yan etkileri nedeniyle, uygun dozu tolere edemez.

Kolşisin ayrıca, kemik iliği depresyonuna (baskılanmasına), saç dökülmesine, karaciğer hasarına, depresyona, nöbetlere, nefes darlığı­na, hatta ölüme bile neden olabilir. Akut gut­ta, indometasin, fenilbütazon, naproksen ve fenoprofen gibi diğer iltihap önleyiciler de kullanılır.

Akut durum çözümlendikten sonra, gutun tekrarlama olasılığını azaltmak için bir dizi önlem alınır:

Ürik asit düzeylerini normal sınırlar içinde tutmak için ilaçlar

Şişman (obez) kişilere denetimli kilo verdirme

Fazla alkol tüketimi veya pürin bakımından zengin besinler gibi tetikleyici faktörlerden uzak durma

İlerideki akut nöbetleri önlemek için düşük dozlarda kolşisin 

Beslenmeyle ilgili bazı faktörlerin guta ne­den olduğu bilinmektedir;

 
 

Alkol

Pürin bakımından zengin besinler (sakatat, et, maya, kümes hayvanları vb.)

Yağlar

Rafine karbonhidratlar

Fazla kalori alınması bunlardandır.

Gut hastaları tipik olarak şişman, yüksek tansiyona ve şekere yatkın ve kalp-damar hastalığı riski yüksek kişilerdir. Beslenmeyle ilgili faktörler arasında belki en önemlisi şişmanlıktır.

Kronik gut tedavisinde doğal yöntemlerin yaklaşımı, kavram olarak standart tıbbi yaklaşımdan pek farklı değildir:

Ürik asit düzeylerini normal sınırlar içinde tutmak için ilaçlar yerine beslenme önlem leri ve bitkisel önlemler alınır.

Şişman (obez) kişiler dikkatle denetlenen bir kilo verdirme programına sokulur.

Çökelmeye yol açtığı bilinen fazla alkol tüketimi ve beslenme faktörleri denetim altına alınır.

İlerideki akut nöbetlerini önlemek için bazı besin maddeleri kullanılır.


Beslenme

  • Gut için alınacak beslenme önlemleri şunlardır:

  • Alkol alınmaması

  • Düşük pürin içerikli perhiz

  • İdeal vücut kilosunun yakalanması

  • Kompleks karbonhidratların serbestçe tüketilmesi

  • Yağ alımının azaltılması

  • Protein alımının azaltılması

  • Bol sıvı alınması


Alkol

Alkol, pürin parçalanmasını hızlandırarak ürik asit üretimini artırır. Ayrıca, böbrek işlevini za­yıflatan laktat üretimini artırarak ürik asit atıl­masını azaltır. Net etkisi, serumda ürik asit dü­zeylerinin artmasıdır. Bu da alkolün akut gut nöbetini neden tetiklediğini açıklamaktadır. Birçok insanın ürik asit düzeylerini düşürmek ve gut artritini önlemek için alkolü bırakması yeterlidir.

Düşük Pürin İçerikli Perhiz Düşük pürin içerikli bir perhiz, gut için beslen­me yönünden alınacak önlemlerin başlıca da­yanak noktası o/muştur. Bunun/a birlikte, ürik asit düzeylerini düşürecek güçlü ilaçlar çıktık­tan sonra pek çok hekim, beslenme önlemleri ile gutu nasıl denetim altına alabileceği konu­sunda hastasını eğitmek yerine, reçete yazma kolaylığını seçmiştir. Yüksek pürin içerikli be­sinler tümüyle terk edilmelidir. Sakatat, etler, kabuklu deniz ürünleri, maya (bira ve ekmek mayası), ringa, sardalya, uskumru ve hamsi bunlar arasındadır. Kuru baklagiller, ıspanak, kuşkonmaz, balık, kümes hayvanları ve mantar gibi orta düzeyde protein içeren yiyecekler de azaltılmalıdır.


Kilo Verme

Fazla kilo gut olasılığını artırır.5 Şişman kişile­rin kilo vermesi serumdaki ürik asit düzeyini önemli ölçüde düşürür. Kilo vermek için lif oranı yüksek, yağ oranı düşük bir beslenme tercih edilmelidir. Böyle bir perhiz obezitede yaygın olan yüksek kolesterol ve trigliserit dü­zeyleri ile baş edilmesine de yardımcı olur.

Karbonhidratlar, Yağlar ve Protein Rafine karbonhidratlar, fruktoz ve doymuş yağların tüketimi en aza indirilmelidir. Basit şe­kerler (rafine şeker, bal, akçaağaç şurubu, mı­sır şurubu, fruktoz vb.) ürik asit üretimini artı­rır; öte yandan doymuş yağlar ürik asit atımını azaltır. Beslenmede basit şekerler yerine, baklagiller, tam tahıllar ve sebzeler gibi kompleks karbonhidratlara odaklanılmalıdır.

Yüksek miktarda protein almanın hem nor­mal kişilerde hem de gut hastalarında ürik asit sentezini hızlandırdığı saptandığından, fazla (vücudun her kilosu için 0,8 gramdan çok) protein alınmamalıdır.2 Ancak, amino asitler ürik asidin tubulusta (böbrek borucuğu) emil­mesini azalttığı ve böylece ürik asit atılımını ar­tırıp serumda ürik asit yoğunluğunu düşürdü­ğünden, yeterli miktarda (vücudun her kilosu için 0,8 gram) protein almak gerekir.


Sıvı Alınması

Bol sıvı alınması idrarı sulandırır ve ürik asit atılmasını destekler. Ayrıca idrarın sulanması böbrek taşı riskini azaltır.2 Günde en az 1,5 lit­re (6-8 bardak) su içiniz.


Gut Hastalığı

BESİN DESTEĞİ

 

Eikosapentaenoik Asit (EPA) Gut tedavisini omega-3 yağı ile desteklemenin yararlı olduğu anlaşılmıştır. Omega-3 yağı eiko­sapentaenoik asit (EPA) gut hastalığında görü­len iltihaplanma ve doku yıkımının büyük bir bölümüne aracı olan iltihap yapıcı lökotrien üretimini sınırlar.

 
 

E vitamini

Az da olsa lökotrienlerin üretimini baskıladı­ğı ve antioksidan işlevi gördüğünden E vita­mininin gut tedavisinde kullanılması uygun­dur.10 Selenyum E vitamini ile sinerji yarata­rak işlev görür.


Folik asit

Folik asit, ürik asit üretiminden sorumlu ksan-tin oksidaz enzimini baskılar.11 Araştırmalar, bir folik asit türevinin, ksantin oksidazı (gut için en yaygın kullanılan ilaç olan) allopürinolden daha fazla baskıladığı göstermiştir. Bu bulgu yüksek dozda folik asidin gut tedavisin­de etkili olacağı anlamına gelmektedir.

Gut tedavisinde olumlu sonuçlar alındığı bildiril­mektedir, ancak veriler henüz tamamlanma­mıştır.13 Gerekli folik asit dozu günde 10 ila 40 mg arasındadır.

Bu yüksek dozlarda kullanılan folik asidin herhangi bir toksik etkisi bildirilmemiştir ve halen kullanılmakta olan gut ilaçlarından daha güvenli olduğu kesindir. Bununla birlikte, yük­sek dozda folik asidin sara (epilepsi) tedavisin­de kullanılan bazı ilaçlarla etkileştiğini bildiren raporlar vardır. Ayrıca, yüksek dozda folik asit B12 vitamini eksikliğini de gizleyebilir. Bu yön­leri yüzünden bu dozlarda folik asit ancak bir hekim gözetiminde kullanılmalıdır.


Bromelain

Gut tedavisinde bromelain kullanımıyla ilgili herhangi bir araştırma yoktur. Bununla birlik­te, gerek insan üzerindeki klinik araştırmalarda gerek hayvanlar üzerindeki deneysel çalışma­larda, ananasta bulunan bu proteinaz (protein sindirici enzim) kompleksinin etkili bir iltihap önleyici olduğu saptanmıştır.14 Bromelain, gut tedavisinde kullanılan daha güçlü, iltihap önle­yici reçetelere uygun bir alternatiftir. En iyi so­nuç için, bromelain yemek aralarında alınmalıdır


Kuersetin

Deneysel araştırmalarda, kuersetin adıyla bili­nen flavonoid, gut hastalarına yararlı olabile­cek birkaç etki göstermiştir. Kuersetin, allopü-rinol'e benzer bir tarzda ürik asit üretimini bas­kılar; ayrıca, iltihap yapıcı bileşiklerin üretimi­ni ve salınımını da önler.1517 Kuersetin meyve ve sebzelerde bol bulunur ama gut tedavisi için doğrudan kuersetin desteği daha fazla miktarda kuersetin alınmasına olanak sağlar. En iyi sonuçlar için, 200 ila 400 mg kuersetin, günde üç defa yemek aralarında bromelain ile birlikte alınmalıdır. Bromelain, bir yandan ken­di iltihap önleyici etkilerini gösterirken diğer yandan kuersetinin emilimini de artırır.

Alanin, Aspartik Asit, Glutamik Asit ve Glisin Bu aminoasitlerin (proteinlerin temel yapı taş­ları), ürik asidin böbrek tubulusunda emilimini azaltarak serumda ürik asit yoğunluğunu dü­şürdüğü belirlenmiştir. Bunun sonucunda ürik asit atılımında artış olur.3 Bu araştırmadan ya­rarlanmanın en iyi yolu magnezyum ve kalsi-\um gibi minerallerin aspartat (aspartik asit) ile beraber alınması olabilir. Dozaj, mineral dü­zeyine göre ayarlanmalıdır (örn. günde 1.000 mg magnezyum ve kalsiyum karışımı).


Siyasin ve C vitamini

Niyasin vücuttan atılmak için ürik asitle yarıştı­ğından, C vitamini de hastaların küçük bir yüz­desinde ürik asit üretimini artırdığından, yük­sek dozlarda (günde 50 mg'dan fazla) niyasin ve (günde 3.000 mg'dan fazla) C vitamini gut tedavisinde sakıncalı olabilir.





ETİKETLER: gut, gut hastalığı, gut tedavisi, gut bitkisel, bitkisel tedavi, damla hastalığı, damla hastalığı tedavisi, nikris, nikris tedavi, nikris bitkisel

 

Müşteri Hizmetleri /font>| Garanti ve İade Şartları | Teslimat Şartları | Gizlilik Taahhüdü ve Güvenlik Politikası | İletişim | Ana Sayfa

Copyright © 2009 Şifa Market | www.sifamarket.com
0224 224 55 92 (pbx)