Ürün Bilgisi
Yorgunluk Giderici Set
Son zamanlarda kendinizi daha yorgun ve vücudunuzda daha fazla ağrı hissediyorsanız, vücudunuzu yeniden canlandırıp harekete geçirecek birkaç ipucu..
Bugünlerde her zaman yaptığınız işler sizi her zamankinden daha fazla mı yoruyor? 'Hangi vitamini alsam da eski canlılığıma kavuşsam' diye mi düşünüyorsunuz?
Alacağınız küçük önlemlerle yorgunluk sorunundan kurtulmanızı sağlayacak yolları işin uzmanları gösteriyor. Banyonuzun ısısından günde içeceğiniz su miktarına, menünüzden seçeceğiniz spora kadar küçük ama etkili önlemler alarak yorgunluktan kurtulmanız mümkün
Set İçeriği:Yeşilex 025 Biberiyeli-Okaliptüslü Bitkisel Karışım + Kırmızı Ginseng Bitkisel Kapsül (60 kapsü) + Ginsengli Karışık Bitki Macunu

YEŞİLEX – 025 Biberiye – Okaliptüslü Bitkisel Karışım
Etkileri :
20 günlük kullanımda ;
Yorgunluk,halsizlik,bitkinlik şikayetlerinde farkedilir azalma;
Enerji seviyesinde önemli artış;
Duygusal durumda ve fiziksel aktivitede farkedilir iyileşme;
80 günlük tedavi sonucunda ;
Tüm kronik yorgunluk şikayetlerinin ( yorgunluk,bitkinlik, eklem ve kas ağrıları, ateş,konsantrasyon eksikliği gibi ) büyük oranda azalması ya da ortadan kalkması;
Fiziksel ve atletik performansta mükemmel artış;
Kullanımı:
Yemeklerden yarım saat önce günde 2 defa, 1 kapsül alınması önerilir.
İçindekiler :
Biberiye:
İdrarı ve bağırsak gazlarını söktürücüdür. Vücuda zindelik verir. Damar tıkanıklığını önlemeye yardımcı olur. Migren türü baş ağrılarını hafifletir, çarpıntıyı giderir. Astım ve bronşite karşı faydalıdır. Kansızlığa ve sarılığa iyi gelir.
Okaliptus:
Ökaliptüs yapraklarının yağı, içerdiği okaliplol kimyasalı nedeniyle çok güçlü bir antiseptiktir.Okaliptölün bazı grip virüslerini öldürdüğü bilimsel olarak da kanıtlanmışıtr.ABD gıda ve besin dairesi (FDA) okaliploili nezle ve grip ilacı olarak onaylamıştır.
Civan Perçemi:
Civanperçeminin en iyi biçimde ve doğrudan kemik iliğini etkilediğini ve orada kan üretimini düzene soktuğunu (kan yapıcı) özellikle belirtmek gerekir. Bu gücü sayesinde bitki, kemik iliği hastalıklarında faydalıdır.
SarıKantoron:
Tam bir doğal antidepresandır.Depresan olarak kullanılmasının nedeni, içerisindeki başta hiperisin olmak üzere ve diğer bileşikler sayesinde, beyin içerisinde sinir uyarılarının iletiminde önemli seviye artışı sağlamasıdır.
Yan etkileri :
Kullanımı güvenlidir. Hamile bayanların kullanmaması önerilir.
Uyarılar :
Tavsiye Edilen miktardan fazla tüketmeyiniz.
Doz Aşımı halinde lütfen doktorunuza başvurunuz.
Serin ve Çocuklarınların ulaşamayacağı yerlerde muhafaza edidiniz.
Ürünümüz ilaç değil bitkisel gıda takviyesidir.
Uzman Tavsiyesi :
Sürekli yorgunluk hissedenler, bu öneriler sizin için.
Vücut günlük enerjiyi yiyeceklerden sağlar. Bu amaçla yiyeceklerle aldığımız karbonhidrat, protein ve yağları yakar. Bu yakma işleminin gerçekleşmesi için de vitamin ve mineraller gerekli. Fakat aldığımız enerjilerin çok çabuk tüketilmesi ile alakalı olabilecek bazı etkenler ortaya çıkarıldı. Bilim adamları, kronik yorgunluk ile tüm bu etkenler arasında şaşılacak bağlantılar olduğunu tespit ettiler. İşte o bağlantılar…
UYKU
Gürültünün stres yarattığı zaten bilinen bir gerçek; bununla beraber stres de tansiyonu yükseltir. Sonuçta sürekli halsiz ve uykulu oluruz. Bunun için yatak odanızda saat gibi ses çıkarabilecek tüm eşyaları kaldırın.
KAHVE -ÇAY FAZLASI ZARAR
Kafeinin uyarıcı etkisi beyne daha fazla enerji emri verir. Günde 3 fincan çay veya kahve içilirse canlandırıcı özellikten faydalanırız. Miktar ikiye katlanırsa, kafein ve tein, vücudumuzdaki demiri emer. Beyne ve kalbe yeterli oksijen gitmez. Kendimizi çok yorgun hissederiz.
KARBONHiDRAT UYKU HAPI ETKiSi YAPAR
Tüm karbonhidratlar, aç karnına yenildiği zaman ağırlık yapar. Siz siz olun, aç karnına bu besinleri tüketmeyin.
CEP TELEFONUNDA HiPNOZ ETKiSi
Son araştırmalar 20 dakikadan uzun telefon görüşmelerinin uyku hipnozu gibi bir etki yaptığını ortaya çıkardı. Uzun süreli ve sık olarak telefon konuşmaları yorgunluk nedeni.
Yorgunluk
Yorgunluk için genel bir tanimlama yapmak zordur ancak normal aktivite sirasinda ya da sonrasinda tükenmislik hissi ya da aktiviteye baslamak için yeterli enerji olmadigi hissi olarak tanimlanabilir.
• Yipranmislik (Weariness)
• Yorgunluk (Tiredness)
• Tükenmislik (Exhaustion)
• Güçsüzlük (Weakness)
• Çalismanin tatsizlasmasi (Distaste for work)
• Sikinti (Boredom)
• Performans azalmasi (Reduced performance)
• Halsizlik (Listlessness)
• Egzersizle dispne (Exertional dyspnea)
• Enerji yoklugu (Lack of energy)
• Uykulu hal (Sleepiness)
• Çalismaya isteksizlik (Unwillingness to work)
Ancak terminolojide bir karmasa oldugu da gerçektir. Hastalar güçsüzlük oldugunda yada egzersizde nefes darligi oldugunda bunu yorgunluk olarak tanimlarlar. Aslinda güçsüzlük kas güçünde azalma olmasi ve bunun da fizik muayenede saptanmasi halinde kullanilmasi gereken tanimlamadir. Bu yakinma yada bulgunun altinda nörolojik yada musküler nedenlerin olup olmadiginin arastirilmasi gerekir. Ancak fizik muayene bulgusu olmadiginda güçsüzlük yorgunluk ile sinonim olarak kullanilabilir.
Klinisyen hasta yakinmasinin gerçekten yorgunluk olduguna karar verirse bunu asagidaki kategorilerden birine koymali ve baslangiç incelemelerine bu çerçeveden baslamalidir.
Fizyolojik Yorgunluk:
Yorgunlugun bu tipi saglik durumu normal olan bir kiside stres, diyet degisikligi, yetersiz istirihat ya da uyku veya asiri aktivite durumlarinda olmaktadir. Yasli olan kisilerde yorgunlugun bu tipine siklikla rastlanmaktadir. Iyi bir öykü alinmasi ile bu gibi faktörlerin olup olmadigi arastirilmalidir.
Organik Yorgunluk:
Bu tip yorgunluk bazi medikal problemler ile birliktedir ve yaslilarda en sik rastlanan yorgunluk nedenidir. Bu medikal problemler anemi, kronik böbrek yetersizligi, karaciger yetersizligi, kronik obstruktif akciger hastaligi, konjestif kalp yetersizligi, infeksiyonlar, degisik endokrin ve metabolik anormalliklerdir. Bu yorgunlugun giderilmesi için organ ve sistemlerin fonksiyonel kapasiteleri belirlenmeli ve uygun yasam tarzi degisikligi, non farmakolojik ve farmakolojik tedavi düzenlemeleri yapilmalidir.
Kanserler:
Yaslilarda yorgunlugun diger bir nedeni kanserlerdir. Öykü, sistemlerin sorgulamasi ve fizik muayene bulgulari kanser olasiligini akla getiriyor ise uygun tani testleri ile kanser taramasi yapilmalidir. Bunun için rutin hematolojik testler, biyokimya testleri , radyolojik incelemeler, endoskobik incelemeler, tümör belirteçleri kullanilmakta ve kanser dokusu süphesi varsa biyopsi ile doku alinmakta ve histopatolojik inceleme yapilmaktadir. Görüntülemede en sik kullanilan incelemeler akciger grafisi, ultrasonografi, tomografi, üst ve alt gastrointestinal endoskobi , bronkoskobi ve sistoskopidir.
Ilaçlar / Toksinler:
Özellikle yasli popülasyonda siklikla kullanilan birçok ilaç grubu yorgunlugu yol açabilmektedir. Antihistaminikler, analjezikler, kortikosteroidler, antidepressanlari sedatifler ve bata blokerler ençok sorumlu tutulan ilaçlardir. Bunlarin yorgunluga neden olmalarinin mekanizmalari degisiktir. Bazilari direkt etki ile bazilari ise kesilmesi ile yorgunluga yol açabilirler. Yaslilarda ilaçlarin farmakokinetik ve farmakodinamik özellikleride farklilik gösterdiginden bu konu daha da önem kazanmaktadir. Dolayisiyla yaslilarda ilaç kullaniminda kanita dayali olmayan uygulamalardan kaçinmak gerekir. Dogru tani konduktan sonra uygun ilacin uygun dozda verilmesi ve etkilerinin yakin takip edilmesi gerekir. Hatta bazi ilaçlarda ( digoksin, teofilin vb ) kan düzeylerini takip ederek tedavinin sürdürülmesi gerekmektedir. En yaygin kullanilan ve yorgunluga neden olan toksin alkoldür.
Psikojenik Yorgunluk:
Yorgunluk nedenlerinin yaklasik olarak %50 sini psikolojik faktörler olusturmaktadir. Depresyon ile birlikte olmasi en sik rastlanilanidir. Herhangi bir zamanda olabilir. Genellikle sabah kalkildiginda vardir ve günün ilerleyen saatlerinde azalir. Duygu düsünce ve stres durumundaki degisikliklere paralel olarak yorgunluk ta ortaya çikar. Depresyon, anksiete ve diger somatizasyon bulgulari ile birlikte olabilir. Altta yatan psikolojik neden psikoterapi ya da farmakolojik tedavi ile düzeltilirse yorgunlugun da giderilmis oldugu görülmektedir.
Kronik Yorgunluk Sendromu:
Son zamanlarda tanimlanmis olan bir sendromdur ve yaslilarda nadirdir. Yorgunlugu olan olgularin arastirilmasinda yaklasik olarak % 30 olguda psikolojik ve organik bir neden bulunamamaktadir. Bu olgular tanisal ipucu olabilecek belirti ve semptomlari gözlemek için zaman içerisinde tekrar tekrar muayene edilmelidir. Spesifik bir tani konana kadar bu olgular idiyopatik kronik yorgunluk olarak degerlendirilmektedir. Bu olgularda motivasyon azligi konsantrasyon yetersizligi, güçsüzlük ve irritabilite gözlenmektedir. Psikomotor hizda yavaslama olmasi düsmelere ve kazalara maruz kalmaya yol açmaktadir.
Kronik yorgunluk sendromu tanisi için asagidaki iki kriterin olmasi gerekmekir:
Klinik olarak degerlendirilmis, tanimlanamayan devamli veya tekrarlayan yorgunlugun yeni veya bilinen bir zamanda baslamasi, devam eden bir hareketlilik sonucu olmamasi, esas olarak dinlenmekle hafiflememesi ve mevcut is, egitim, sosyal ve özel yasam aktivitelerinde belirgin azalmaya yol açmasi Ayni zamanda asagidaki semptomlardan 4 veya daha fazlasinin bulunmasi ve bunlarin ardisik 6 ay veya daha uzun süre boyunca devam etmesi ve yorgunluktan daha önce baslamamasi gerekir.
1. Kisa süreli bellekte veya konsantrasyonda önemli bozulma
2. Bogaz agrisi
3. Lenf bezlerinde hassasiyet
4. Kas agrisi
5. Çesitli eklemlerde kizariklik veya sislik olmaksizin agri olmasi
6. Yeni olusan, sekil degistiren veya ciddilesen bas agrisi
7. Sabah uyaninca kendine gelememe (uykulu olma halinin devam etmesi)
8. Yapilan bir is sonrasi 24 saatten fazla sürede geçen kiriklik
Bu esas semptomlarin yani sira karin agrisi, alkol intoleransi, siskinlik, gögüs agrisi, kronik öksürük, diare, sersemlik, agiz ve göz kurulugu, kulak agrisi, çarpinti, çene agrisi, sabah katiligi, bulanti, gece terlemesi, psikolojik problemler (depresyon, sinirlilik, anksiyete, panik atak), nefes darligi, deri duyarliligi, karincalanma hissi ve kilo kaybi gibi semptomlarin varligi da ifade edilir.
Kronik yorgunluk sendromunun olasi nedenleri 5 baslik altinda toplanir:
1. Infeksiyöz ajanlar (özellikle bazi virüsler suçlanmistir)
2. Immunolojik nedenler (bagisiklik sistemi ile ilgili)
3. Hormonal nedenler (hipotalamus-hipofiz-adrenal döngü ile ilgili)
4. Nöral nedenli hipotansiyon
5. Beslenme bozuklugu
Psikiyatrik Bozukluklardan Ayirmada Ipuçlari
1. Semptom ve isaretler herhangi bir psikiyatrik hastalik kategorisine uymaz.
2. Psikiyatrik hikâye yoktur.
3. Hasta davranis ve sahsiyetinde ani bir degisiklik göstermektedir.
4. Semptom ve isaretler organik hastalikla uyumlu sekilde dalgalanma gösterir.
5. Durum psikiyatrik tedaviye cevap vermez.
6. Iyi bir klinik ve fonksiyonel durum degerlendirmesi hastaligin fiziksel natürünü ortaya koyar.
Öncelikle stresi kontrol etmeyi bilmeliyiz. Herkesin bir stres esigi vardir ve bu esigi asmamak gerekir. Düzenli hayat tarzi, hafif fiziksel egzersizler, saglikli beslenmek ve ideal kiloyu korumak da kronik yorgunluk sendromu ve benzeri rahatsizliklardan korunmak için uygulanmasi gereken temel kurallardir. Ayrica uyku ritmine dikkat etmek gereklir. Rahat bir uyku için yataga girmeden önce günlük bütün stres nedenlerinizi aklinizdan uzaklastirmak, hosa giden konulari düsünmek veya hoslandiginiz bir filmi seyretmek, düzenli bir uykuyu saglayabilir. Alkol ve sigarayi birakmak da yorgunluktan kurtulmada en önemli etkenlerden birisidir.
Mümkünse is yogunlugunu azaltmak, sorumluluklari paylasmak veya kisa süreli is ortamindan uzaklasmak faydali olabilir. Hatta is yerinde küçük fiziksel degisikliklerin bile faydasi olabilir. Ayrica mutlaka doktor kontrolünde olmak kaydiyla belirli süre için vitamin ve mineral takviyesi önerilir.
Soruldugunda bütün yasli hastalarimizin yorgunluktan yakinacagi dolayisiyla bunun çok ta önemli olmadigi düsüncesine kapilmamamiz gerekir. Nasil ki gögüs agrisi ya da nefes darligi üzeinde duruyor tetkik ve tedavisini yapiyorsak nonspesifik bir yakinma olan yorgunlugun da tetkiki yapilmali ve tedavisi için çaba sarfedilmelidir.
9. Kişilik değişiklikleri
Demans hastası şüphecidir, yersiz öfkelenmeleri olabilir.
10. İnisitayif kaybı
Demans hastası oldukça pasif hale gelmiştir, karar vermekte zorlanır, desteklenmeye ihtiyacı vardır.
TEDAVİ:
Yorgunluk ciddi bir hastalık mıdır, tedavi edilebilir mi?
Yorgunluk bazen bazı hastalıkların ön belirtisidir, bazen de başlı başına bir hastalıktır. Eğer bir yorgunluk aylarca sürüyorsa, hatta yatak istirahatı ile de geçmiyorsa, müzminleşmiş (kronik) bir yorgunluk hastalığından bahsedilebilir. ‘Öyle yorgunum ki’ demekle seyredebilen yorgunluk halini, kronik yorgunluk sendromundan ayırmak gerekir.
- Hava şartları da yorgunluğa yol açıyor mu?
Bahar mevsiminde havadaki elektrik yükü artıyor. Negatif yüklü iyonların artması ise yorgunluk, halsizlik ve gerginliklere neden olur. Havadaki elektrik yükü şehirlerde daha fazladır. Elektrik yükünün yoğunluğu, bahar mevsiminde sinir gerginliğini ve stresi tırmandırıyor. Bu durum, damarlardaki büzülmeyi artırıyor. Damarlardaki büzülme midede olursa, ülsere bile neden olabiliyor. Ama bahar ayları geçtiği halde bu yorgunluk hali geçmiyorsa, belki de kronik hal almıştır.
Tatil gerçekten bir tedavi midir, çok yorulanlar nasıl bir tatil yapmalı?
Bir fiziken yorulanlar var, bir de beyni yorulanlar… Bedenlerini kullanarak çalışmak durumunda kalan kişiler, fiziksel aktivitenin daha az olduğu, açık havada kısa süreli yürüyüşler yapabilecekleri, sevdikleriyle birlikte olabilecekleri bir tatili tercih etmeli. Uzun süren yolculuklar yorucu olabilir. Şehre yakın ama havanın temiz olduğu yerleri seçebilirler. Masaj yaptırmak, sırt üstü yüzmek, hatta sadece havuzda yapılacak hafif egzersizler, sevdikleri müzikleri dinleyebilecekleri bir yere gitmek bile mutluluk verebilir. Bir süre strese neden olan her türlü ortam ve kişiden uzak durmak gerekir yoksa tam dinlenme olmaz. Kaçmak iyi bir yöntemdir.
- Grip ve nezleden sonra bir süre yorgunluk hissi sürüyor. Bu dönemde vitamin almak doğru mu?
İşin sırrı mevsiminde almanız gereken meyve ve sebzeleri aksatmadan, düzenli öğünlerle tüketmektir. Bunları yaparsanız bağışıklığınızı da sağlam tutarsınız. Hastalar, “Antibiyotik tedavisi görüyoruz yanına da vitamin verir misiniz?” diye soruyor. Vitamin ilaç değildir ve fazla vitamin almak yararlı değildir.
Ekinezya çayı ya da diğer bitkisel çaylar bağışıklığı güçlendiriyor mu?
Bitki çayları içmek vücudu rahatlatıyor, ancak bunları da içerken aşırıya kaçmamak gerekiyor. Bunlar dinlenme sağlamaz, en iyi tedavi bol su içmektir. Portakal suyu, nar suyu gibi içecekler yüksek kalori alımına neden olduğundan abartılmamalıdır.
- Yorgunluğu önlemek için bağışıklığımızı nasıl güçlendirmeliyiz?
Yorgunluğa karşı bağışıklığı güçlendirmek şarttır. Eğer kişinin bağışıklığı güçlüyse, mevsimine göre yeterli ve dengeli, düzenli besleniyorsa, uykusuna dikkat ediyorsa çevresindekiler hasta olsa bile sağlığını koruyabilir. Çünkü bağışıklık düşünce hastalıklar yakamıza yapışıyor.
Ofiste 15 dakikalık siesta ile dinlenebilirsiniz
Ginsengli Karışık Bitki Macunu ( 230 gr)
Kırmızı ginseng, geleneksel çin tıbbında, zihni güçlendirici, irafn ve bilgeliği artırıcı bir bitki olarak kullanılmakta ve düzenli kullanımının yaşam süresini uzatacağına inanılmaktadır. Günümüzde bilim adamlarınca yapılan akademik araştırmalar sonucunda kırmızı ginsengin, kalp, akciğer, sindirim sistemi organları ve böbrekler üzerinde gayet etkili bir tonik etkisine sahip olduğu, aynı zamanda ruhsal dengenin korunmasında, hafızanın ve cinsel perfromansın artırılmasında katkı sağlayacağı ortaya çıkarılmıştır. Kırmızı ginseng, diğer ginsenglerden özellikleri bakımından farklıdır. Kırmızı ginsengin üretimi 6 yıl sürmekte ve diğer ginsengler 8-9 çeşit yararlı madde içerirken, kırmızı ginseng 20 den fazla faydalı madde (ginsenoid) içermektedir. Deney ve araştırmalar kırmızı ginsengin vucüdun protein, nükleik asit sentezi, karbonhidrat ve yağ metabolizmasını uyardığını ortaya koymuştur. Kırmızı ginseng aynı zamanda toksik maddelerin vücuttan atılmasını da hızlandırmaktadır. Bu nedenle kırmızı ginsengin karaciğeri koruduğu ve karaciğer hücrelerinin yenilenmesini kolaylaştırdığı düşünülmektedir. Kırmızı ginsengin, kan sulandırıcı, kalp ilaçları, insulin ve antidepresan ilaçlar kullanan kişiler ve hamile yada emziren bayanlar tarafından kullanılması öerilmez.
Türk gıda kodeksine uygun olarak; Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı 25-05-2009 tarihli ve G-41-0877-00014-8 sayılı izni ile üretilmiştir.
İçindekiler:Kırmızı ginseng, propolis, arı sütü, polen, ısırgan tohumu, çörektou, bal. Kullanımı:Yemeklerden yarım saat önce günde 2 veya 3 defa, 1 tatlı kaşığı yenmesi önerilir.
Kırmızı Ginseng Ekstraktlı Bitkisel Karışım (60 Kapsül)

Kırmızı ginseng, geleneksel çin tıbbında, zihni güçlendirici, irafn ve bilgeliği artırıcı bir bitki olarak kullanılmakta ve düzenli kullanımının yaşam süresini uzatacağına inanılmaktadır. Günümüzde bilim adamlarınca yapılan akademik araştırmalar sonucunda kırmızı ginsengin, kalp, akciğer, sindirim sistemi organları ve böbrekler üzerinde gayet etkili bir tonik etkisine sahip olduğu, aynı zamanda ruhsal dengenin korunmasında, hafızanın ve cinsel perfromansın artırılmasında katkı sağlayacağı ortaya çıkarılmıştır. Kırmızı ginseng, diğer ginsenglerden özellikleri bakımından farklıdır. Kırmızı ginsengin üretimi 6 yıl sürmekte ve diğer ginsengler 8-9 çeşit yararlı madde içerirken, kırmızı ginseng 20 den fazla faydalı madde (ginsenoid) içermektedir. Deney ve araştırmalar kırmızı ginsengin vucüdun protein, nükleik asit sentezi, karbonhidrat ve yağ metabolizmasını uyardığını ortaya koymuştur. Kırmızı ginseng aynı zamanda toksik maddelerin vücuttan atılmasını da hızlandırmaktadır. Bu nedenle kırmızı ginsengin karaciğeri koruduğu ve karaciğer hücrelerinin yenilenmesini kolaylaştırdığı düşünülmektedir. Kırmızı ginsengin, kan sulandırıcı, kalp ilaçları, insulin ve antidepresan ilaçlar kullanan kişiler ve hamile yada emziren bayanlar tarafından kullanılması önerilmez.
Kullanımı:Yemeklerden yarım saat önce günde 2 defa, 1 kapsül alınması önerilir.
Yan Etkileri : Kullanımı güvenlidir ve hiç bir yan etkiye rastlanmamıştır.