|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
YEŞİLEX MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ Şifa market uzmanları, önemli sağlık danışmanınızdır ! Etkileri :
Kullanım şekli : İçindekiler : Sarı Kantaron : Yan etkileri : Uyarılar : Uzman Tavsiyesi :
Depresyon Nedir ? Depresyonun temelinde daha önceden isteyerek ve severek yaptığı günlük aktivitelere karşı isteksizlik ve hayattan zevk alamama durumu vardır. Ek olarak depresyondaki kişide kederli ve üzgün bir duygudurum ile birlikte görülen bazı değişiklikler zamanla oluşur. Bu durumda kişi her şeyi olumsuz olarak değerlendirerek karamsarlık düşünceleri ile geçmişi ve geleceği düşünmeye başlar. Bu düşünceler istemese de kişinin aklına gelir. Yani günlük yaşantıda her şeyin olumsuz taraflarını görür. Yalnız normal sınırlarda kabul edilecek gün içerisindeki duygulanımdaki çökkünlükler depresyon sayılmaz. Depresyon diyebilmemiz için aşağıda sıralanmış belirtilerin gün içerisinde hemen hemen gün boyu ve en az son on beş gündür devam ediyor olması gerekir. >Hemen her gün ve günün büyük bir kısmında gözlenen çökkün bir duygu-durum hali ( kendini mutsuz, ağlamaklı, kederli hissetme hali). >Hemen her gün yaklaşık gün boyu süren tüm ya da çoğu etkinliğe karşı ilgi ve zevk almada azalma (daha önce keyif alınan işler, hobiler ve alışkanlıklardan artık hoşlanmama , bıkkınlık, cinsel isteksizlik ). >Diyet uygulanılmamasına karşın önemli derecede kilo kaybı ya da alımı ( bir ay içinde vücut ağırlığının %5 inden fazlasının artması ya da azalması) ya da hemen her gün iştahta artma yada azalmanın olması. >Hemen her gün uykusuzluk yada aşırı uyku hali. >Hemen her gün olağan beyinsel ve vücutsal işlevsellik, hareketlilik halinde azalma ya da huzursuzluk >Hemen her gün halsizlik ,yorgunluk hisleri,daha önceki günler kadar enerjik hissetmeme. >Hemen her gün kendini değersiz hissetme,küçük görme,kendini beğenmeme,suçlu ya da günahkar hissetme hali. >Hemen her gün düşünme ya da konsantrasyon yeteneğinde azalma olması (konuşulanlara, okunan şeylere, izlenilen dikkatini verememe, gibi) ya da kararsızlık hali. >Tekrarlayan ölüm düşünceleri,intihar planları veya eylemlerinin varlığı. Depresyonun Nedenleri Depresyon sık görülen bir hastalık olarak tanımlanmıştır. Bu sıklık yaklaşık her dört kişiden biri olarak ifade edilebilir. Depresyon tedaviye cevap verir ve kişilerin çoğunluğu iyileşir. Hiçbir neden olmaksızın depresyon başlayabilir. Nedenleri şöyle özetleyebiliriz : > Olumsuz yaşam olayları ile karşılaşma > Büyük üzüntülere neden olabilecek kayıplar ve yas > İş yaşamı sorunları > Partner, evlilik, aile sorunları > Hamilelik ve lohusalık süreci > Kalıtsal yatkınlık > Fazla alkol kullanımı > Bazı hastalıklar ( Kanser, Multiple Skleroz, Epilepsi, Aids vb. ) > Bazı ilaçlar ( Kardiyak ve hipertansifler gibi ) > Doğum ve hamilelik süreci > Menapoz – Antrapoz dönemi > Mevsim değişiklikleri > Ülke, şehir değiştirme, yeni yaşam koşulları İNSANLARIN DEPRESYONA GİRMESİNE NEDEN OLAN RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR? > Soy ağacında depresyon olanlar. > Ağır ve zorlayıcı kabul edilecek yaşam koşullarına maruz kalmak. > Sevilen birinin kaybı veya terk edilmek > Kötü aşağılayıcı muameleye maruz kalmak > Ağır bir fiziksel hastalık geçirmek. > Uzun süreli bakım ve tedavi gerektiren fiziksel bir hastalığa yakalanmış olmak > Baskıcı veya aşırı ilgisiz ailede yetişen pasif ve içe dönük kişiler. Yukarda sayılan koşullara maruz kalan herkesin mutlaka depresyona yakalanacağı anlamını çıkarmak doğru olmaz. Bunlar risk faktörleridir ve bireysel farklılıklar önemlidir. BİRÇOK KİŞİ BU TÜR OLUMSUZ OLAYLAR YAŞIYORKEN NEDEN YALNIZCA BAZILARI DEPRESYONA GİRMEKTEDİR? Bugünkü bilgimize göre, depresyondaki en önemli yatkınlık nedenini kalıtım ve bazı kişilik özellikleri oluşturmaktadır. Bazı durumlarda kişi hayatında onu etkileyen önemli bir sorun olmadığı halde niçin kendisini “kötü” hissettiğine anlam veremez. Bu durumlarda sorunun kaynağı diğer hastalıklarda olduğu gibi (örneğin yüksek tansiyon, şeker gibi) biyolojik sebeplerdir. Yakın akrabalarında depresyon olan kişilerin depresyona girme oranı daha yüksektir. Kişilik özelliği açısından baktığımızda kimseyi incitmemeye, herkesi hoşnut etmeye çalışan; duygularını düşüncelerini çevresindekilere “kırılır”, “benden uzaklaşır” kaygılarıyla (özellikle öfke, kırgınlık gibi olumsuz duyguları) ifade edemeyen kişiler depresif duygu ve düşüncelerle baş etmekte güçlük yaşayabilmektedirler. Ayrıca, depresyon bazı ilaçlara ya da fiziksel hastalıklara bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Son yirmi beş yılda toplumda depresyon görülme sıklığı on ile yirmi kat arasında artmıştır. Depresyon özellikle gençler arasında giderek yaygınlaşmıştır. DEPRESYONDA OLAN KİŞİLERİN İNTİHAR RİSKİ NEDİR? Depresyonda olan kişilerin intihar girişiminde bulunma riski çok yüksektir. Bu nedenle depresyonda intihar girişimlerine yönelik önlemler yaşamsal bir önem taşır. Eğer kişi kendisinde veya çevresindekilerde depresyon belirtilerini görüyorsa en kısa zamanda bir uzmana başvurmalıdır (psikolog, psikiyatrist). DEPRESYONUN BİLİŞSEL BİLEŞENLERİ 1.Olumsuz üçlü: Kişinin kendine, çevresine ve geleceğe yönelik olumsuz değerlendirmelerde bulunması. 2.Olumsuz düşüncelerin otomatik olarak ortaya çıkması: Kişi daha önceden plan yapmadığı ve düşünmediği halde bu olumsuz düşünceler otomatik olarak ortaya çıkar. 3.Bilgi işlemede ve algılamada sistematik hataların olması: > Seçici Olarak Olumsuza Odaklanma ve Olumlu Şeyleri Gözden Kaçırma > Olumsuz Olayları Abartma > Olumlu Olayları Küçümseme > Olumsuz Olaylardan Yola Çıkarak Aşırı Genellemelerde Bulunma > Ya Hep Ya Hiç Tarzında Düşünme > Olaylardan Keyfi ve Kendine Göre Çıkarsamalarda Bulunma 4.İşlevsel olmayan şemalar : Bu işlevsel olmayan şemalar çocukluk döneminde başlayan ve yaşam boyu gelişen oldukça güçlü sayıtlılardır . Örneğin: Kişinin ne kadar başarılı olursa olsun, kendini değerli hissedebilmesi için başkalarının onayının gerektiğine inanması. Kişi kendini başarılı görmek için her alanda başarılı olmak gerektiği hissine kapılması. Bu tür düşünce ve inançlar sürekli olarak bilişsel çarpıtmalarla desteklenmektedir. Tedavi Depresyon tedavisi son zamanlarda oldukça kolay hale gelmiştir. Depresyon tedavisi duygular, düşünceler ve davranışlar üzerinde çalışmakla da olabilir, ilaç tedavisi ile de olabilir. Uygun olduğuna karar verilmesi için bir uzman (psikolog/psikiyatrist) tarafından değerlendirilmek yeterli olacaktır. Uzman ile yüz yüze görüşmek tedavi başlangıcını oluşturacak ilk adımdır. Uzman, bilimsel ve ölçülebilir yöntemlerle sizi değerlendirecek ve en uygun tedaviyi size önerecektir. Bilişsel olumsuzlukları ve öğrenilmiş çaresizlik düşüncelerini gidermek için psikoterapiye ihtiyaç vardır. İlaç tedavisine de serotonin ve noradrenalin üzerinden etki yapan antidepresan dediğimiz ilaçlar kullanılır. Yine de ilaç tedavisinin hızlandırılabilmesi için psikoterapiye ihtiyaç vardır. Depresyonu oluşturan nedenlere yönelik olarak psikososyal stres faktörlerinin de ortadan kaldırılması süreç içerisinde iyileşmeyi hızlandıracaktır. Bu dönem içerisinde kişinin hayatını mevcut depresyonun ez az şekilde etkilemesi için, durumun bir psikolog tarafından değerlendirilmesi ve vakit geçirilmeden tedaviye başlanması önemli olabilmektedir. Depresyon tedavisi ilerledikçe kişiler bu değişiklikleri fark edebilmekte ve bu değişiklikler bilimsel yöntemlerle ölçülebilmektedir. Depresyonun tanısı ve tedavisi tüm dünyada uzmanlar tarafından üzerinde çalışılan ve üzerinde fikir birliğine varılmış uygulamaların yer aldığı bir alandır. Beslenme Triptofanı Etkin Hale Getirmek Gıdaları kullanarak depresyonu tedavi etmek mümkün müdür? Sizi biyokimyasal bir yolculuğa çıkaracağım şu birkaç dakikalık sürede bana sabır göstermenizi rica edeceğim. Vücut karbonhidratları glikoza, kan şekeri de denen bir tür şekere dönüştürür. Glikoz pankreası uyararak ensülin salgılamasını sağlar. Ensülin beyindeki triptofan serotonin adlı sinir taşıyıcı kimyasalların hammaddesi adlı aminoasidin seviyesini yükseltir. Sinir taşıyıcı kimyasallar, sinirler tarafından aralarında haberleşmek ve görevlerini uygun bir şekilde yerine getirmek için kullanılır. Yüksek serotonin seviyesi olağandışı bir etki yaratır: Sinir taşıyıcı moral durumunu yükseltir, huzur ve rahatlık hislerini artırır. Eğer bu mantıksal sıralamayı bir adım daha ileri taşırsanız; ortaya yüksek oranlarda karbonhidrat içeren bir beslenme rejiminin depresyon tedavisinde büyük etkilerinin olduğu sonucu çıkar. Zaten yapılan bir araştırmada tam olarak bunu işaret ediyor. Yüksek oranda karbonhidrat içeren bir tane bisküvi yedikten sonra, hafif depresyon geçiren kişilerin -sigarayı bırakmaya çalışanlar ve adet öncesi dönemdeki kadınlar da dahil olmak üzere- çok daha yumuşak davranışlar gösterdikleri belirlenmiştir. Öyleyse daha çok bisküvi, pasta yiyip kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayıp sağlamadığını kontrol edin. Bu arada, triptofan alımınızı da artırabilirsiniz. Ayçiçeği, kabak çekirdeği ve eşekotu tohumlan, kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan triptofan adlı aminoasit bakımından oldukça zengin kaynaklardır. Vücuttaki serotonin seviyesini artırmak, depresyon tedavisinde kabul edilmiş tıbbi yaklaşımlardan bir tanesidir. Çok bilinen bir anti depresan olan prozac, vücuda içeriğindeki serotonini tutmasında yardımcı olur. B vitamini açısından zengin besinler: Sinir taşıyıcılar, yani sinirler tarafından aralarında haberleşmek ve görevlerini uygun bir şekilde yerine getirmek için kullanılan kimyasallar, depresyonda çok önemli bir rol oynarlar. Beslenme uzmanları, yeterince B vitamini -folat ve B6 ile B12 vitaminleri- alımının, sinir taşıyıcı kimyasalların düzeyinin yüksek kalmasını sağladığını belirtmektedirler. Folat benekli fasulye, kuru fasulye, kuşkonmaz, ıspanak, brokoli, bamya ve Brüksel lahanası gibi sebzelerde bolca bulunur. B6 vitamini ise en çok karnıbahar, suteresi, ıspanak, muz, bamya, soğan, brokoli, kabak kara lahana, lahana, Brüksel lahanası, bezelye ve turpta bulunur. Gıdalarınıza fenilalanin adlı aminoasidi de ekleyebilirsiniz. Yapılan bir araştırmada; B6 vitamini ve fenilalanin tadaviyeleri verilen ileri derecede depresyon hastalarının % 75’inde oldukça hızlı bir iyileşme görülmüştür. Ben bu tür besinlerin genel olarak doğal yollarla alınması taraftarı olduğum için, size dört tane zengin kaynak önermek istiyorum: Ayçiçeği, kuru fasulye, suteresi ve soya fasulyesi. Şimdi kuru fasulye, soya fasulyesi ve suteresiyle bir çorba hazırlayıp, üzerini de ayçiçeği ile süslemeye ne dersiniz? Yan Etkileri : Kullanımı güvenlidir ve hiç bir yan etkiye rastlanmamıştır. Ödeme Seçenekleri
Taksit Seçenekleri
İlgili Diğer Ürünler
Makaleler
![]()
|
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||