Türk Kalp Vakfı, Ekim itibariyle Türkiye’de ilk kez önemli bir sağlık hizmetine daha damgasını vurdu.
Tüm insanlarımıza en iyi hizmeti, en uygun şartlarda veren Türk Kalp Vakfı Sağlık Merkezi, 1 Ekim 2007 tarihinden itibaren Prof. Dr. Filiz Ersel Tüzüner direktörlüğünde “Kadın Kalbi Merkezi” ile “Koruyucu Kalp Merkezi” birimlerini faaliyete geçirdi.
Vakıf Başkanı Çetin Yıldırımakın Avrupa’daki en yüksek risk oranına sahip ülkemiz kadınlarını da yakın bir gelecekte kalp damar hastalığı salgını tehdit etmekte olduğunu, bu önemli toplum sağlığı sorununu göz önüne alan Türk Kalp Vakfı’nın da Türkiye’ de ilk defa olarak “KADIN KALP MERKEZİ”ni kurduğunu kaydetti.
Prof. Dr. Filiz Ersel Tüzüner de “Kadın Kalbi Merkezi” ile ilgili bilgi verirken hizmete giren bu yeni merkezde kardiyolog, hemşire, diyetisyen, teknisyenden oluşan bir ekip tarafından Kadın Kalp hastalıkları ve “Kadın Kalp Merkezi”yle ilgili çalışmalara başlandığını belirterek şunları söyledi:
“Bu yeni birimde; kadınlara yönelik tarama programlarıyla geniş kitlelere ulaşarak riskler hakkında bilgilenme ve konu ile ilgili bilinç oluşturmayı sağlama, 35 yaş üstü kadınlara hitap eden kolay ulaşılabilir muayene ve testlerle bireysel risk tayini, kalp hastalıklarından korunma ve tedavi amaçlı bireysel önlem planı hazırlama, yaşam tarzı, beslenme, spor, ilaçlar, menopoz gibi konularda öneri ve çözümler, hastalık belirtileri varsa Ekokardiyografi, Efor Testi, Talyum Testi, Anjiyografi gibi ileri tetkiklerin planlanması ve değerlendirilmesi, kalp damar hastalıklarının ve aynı zamanda Hipertansiyon, Kolesterol Yüksekliği gibi yandaş hastalıkların güncel bilimsel bilgiler çerçevesinde tedavisi amaçlanmaktadır”.
Prof. Dr. Filiz Tüzüner şöyle devam etti: “Dünyada ve Türkiye’de kadın ölümlerinin bir numaralı nedeni kalp ve damar hastalıkları olduğu bilinmektedir. Kalp Damar Hastalıkları genellikle erkek hastalığı olarak bilindiğinden ve kadınlarda çoğu zaman farklı belirtilerle yavaş ve sinsi olarak seyrettiğinden teşhiste ve tedavide geç kalınmaktadır.
Tedavi yaklaşımları ve komplikasyonlar açısından da iki cins arasında farklılıklar bulunmaktadır. Bu nedenle son yıllarda Avrupa ve Amerika’ da Kadın Kalbi klinikleri ve araştırma merkezleri kurulmuştur”.
Dr. Tüzüner, “Koruyucu Kalp Merkezi”nin de kalp damar hastalığı riski yüksek kişilerde önleyici tedbirlerle hastalığın gelişmesine engel olmak veya hastalık ortaya çıkmış ise ilerlemesini önlemek amacıyla kurulduğunu, kalp krizi geçirmiş, balon-stent uygulanmış ya da by-pass ameliyatı geçirmiş olan hastalar ile şeker hastalığı, sigara, ailede kalp hastalığı, kolesterol, hipertansiyon, şişmanlık gibi risk faktörlerinden en az birine sahip olanların bu merkeze başvurabileceklerini bildirdi. ... |