Alasemi Federasyonu Genel Başkanı ve Akdeniz Kan Hastalıkları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Duran Canatan, doğumdan itibaren sürekli hastaneye bağımlı olan ve insan kanına ihtiyacı olan talasemi hastalarının ruhsal olarak dönem dönem sıkıntı yaşadığını belirterek, federasyon olarak hastaların ruhsal bunalımlarını aşmaları için eğitim seminerleri vereceklerini bildirdi.
Prof. Dr. Duran Canatan, düzenlediği basın toplantısında, Talasemi Federasyonu ve Akdeniz Kan Hastalıkları Vakfı`nın çalışmaları hakkında bilgi verdi.
2003 yılından itibaren yürütülen etkin tarama çalışmalarıyla talasemili hasta sayısının azaldığını, tedavi maliyetlerinin de düştüğünü kaydeden Canatan, ``Hiçbir tarama programı yapmasaydık, yedi yılda 2 bin 800 hasta doğacaktı. Bunların devlete maliyeti 88 milyon TL olacaktı. Ancak 7 yılda 2 bin 800 hasta yerine 968 hasta doğdu. Buradan devletin, tedavi maliyetleri gideri anlamında 46 milyon 340 bin TL`lik karı oldu`` dedi.
2003`te 300 bin çiftin yüzde 30`unun tarandığını, tarama maliyetinin ise 1 milyon TL olduğunu bildiren Canatan, 2008`de ise tarama oranının yüzde 80`lere çıktığını söyledi.
11-15 Mayıs tarihleri arasında Dünya Talasemi Kongresi`nin düzenleneceğini anlatan Duran Canatan, kongre için kayıtların başladığını vurguladı. 3 bin ila 5 bin civarında hasta, ailesi ve bilim adamının kongreye katılımını beklediklerine işaret eden Canatan, ``Bu, Antalya turizmine de önemli katkı sağlanacak. Kongre çerçevesinde turlar düzenlenecek. Ülkenin değişik yerlerini gezdireceğiz. Kültür ve Turizm Bakanlığından da kongreye destek isteyeceğiz`` diye konuştu. TALASEMİ İLE MÜCADELE Talasemi ile mücadelede bazı aksaklıkların yaşandığını da dikkati çeken Canatan, şöyle devam etti:
``Bilim kurulu aktif bir şekilde çalışamıyor. Özellikle Güneydoğu`da doğurganlık oranı yüksek olduğu için hasta oranı henüz sıfırlanamadı. Gaziantep, Diyarbakır`da doğum öncesi tanı merkezleri mutlaka kurulmalı. Buralarda kök hücre nakil merkezlerinin kurulması gerekiyor. Talasemi hastaları için özel reçete tutulması gerekiyor.
Doğumdan itibaren sürekli hastane hastaneye bağımlı olan ve insan kanına ihtiyacı olan talasemi hastaları, ruhsal olarak dönem dönem sıkıntı yaşıyor. Bu hastalarımızın ve yakın çevrelerinin ruhsal sıkıntıları büyük. O kadar çok talasemili hastanın anne-babası ayrıldı ki. Antalya`da yaşayan talasemili hastaların anne-babasının ayrılma oranı toplumun genelinin 2- 3 katı. Bu sıkıntıyı çözmek için talasemili hastalar ve ailelerine yönelik ruh sağlığı eğitimi seminerleri planlıyoruz. Terapi Tıp Merkezi bize destek veriyor. 19 Nisanda seminerlere başlayacağız.``
Talasemili hastalar için sağlıklı insanları kan bağışında bulunmaya çağıran Canatan, ``Hastaneye tedavi için gelen hastalar ilacını alıp gidiyor ama talasemide kan olmayınca tedavi olmuyor. Depolayıp kan verme imkanımız yok. Talasemi, taze insan sevgisi ve taze insan kanına ihtiyacı olan bir hastalık. `Talasemi çiçekleri solmasın` kampanyası yaparken kan bağışını artırmayı amaçlamıştık. Başarılı da olduk`` dedi.
Talasemili hastalar ve yakınlarına ruh sağlığı semineri verecek Terapi Tıp Merkezi Müdürü Dr. Suat Can ise talaseminin genetik geçişli bir hastalık olduğunu belirterek, talasemili bebek dünyaya getiren anne babaların hastalığın geçişi konusunda birbirini suçladığını, bu nedenle ikili ilişkilerde sıkıntı yaşandığını kaydetti.
Talasemili hastaların sürekli hastaneye bağımlı olması nedeniyle bir süre sonra ruhsal olarak bunalıma girdiğini kaydeden Can, verecekleri seminerlerle hastaların sıkıntılarını aşmasına yardımcı olmaya çalışacaklarını bildirdi. ... |